Fransa’nın Paris şehrinde Expo bayrağının alınmasına tanıklık etmiş bir gazeteci olarak o günden bu güne tüm süreci yakından takip etmekteyim. Son olarak Gazete ve yayın kuruluşlarının temsilcilerinin ağırlandığı son bir ziyarete daha davet edildim. İlk kazmanın vurulduğu günden, bugüne geç en süreçte inanılmaz bir değişim yaşayan alan canlanmış, küçük de olsa verilen can suları can olmuş, Expo 2016 Antalya yeşillenmiş dünyası, büyüleyen bir atmosfere dönüşmüş durumda. Tamamlanan devasa tesisler, kongre merkezleri, gösteri ve sunum alanları, dev bitki heykelleri, havuzlar, tepeler, ormanlar ve ülkelerin süratle tamamlamaya hazırlandığı alanlar muhteşem kelimesinin yanında küçük kalıyor.
Burası gezmek ve dolaşmakla bitecek bir alan değil. Yeşin bir dünya bulunuyor içerde. Önceki yazımda da dile getirmiştim, 1887 yılında Fransa’nın Parisinde ilk Expo toplantısı için inşa edilen demir yığını Eifel’e çıkıp sadece şehri kuş bakışı görsel izlemek 15 dakika da bu heyecanı bitiriyorsunuz. Ancak Expo 2016 Antalya’da bunu ne 15 dakikaya 45 ne de saatlere sığdırabilirsiniz. Bir gününüzü buraya harcayacaksınız. Hiç kimsenin aç kalmaması için her zevke ve herkesin damak tadına göre yemek yiyebilecek alanlar yaratılmış durumda. Yani artık Türkiye’nin tanınmış sabah kahvaltısı, akşam yemeği diye bildiğiniz en seçkin yer neyse işte onların hepsini cebinden çıkartacak bir konsept içerde hazır sizleri bekliyor.
Burası bir doğa harikası değil aynı zaman da jurassic park … İnanın kendinizi öyle hissedeceksiniz. Sanki Jurassic parkta gezintiye çıktığınızı düşüneceksiniz. Sanki canlıymış gibi duran antik çağın dev dinozorları, bitkilerden yapılmış ve gün gün büyüyen Güliver tarzı ağaçlar. Her şeyden önemlisi bizi anlatan eserlerimizin de içinde yer aldığı Expo 2016 Antalya kimilerince haksız yere eleştirilmiş olduğu gün gibi ortaya çıkmıştır. Gezip görmeden, ziyaret edip incelemeden, bakıp da anlamadan yorum yapmaya çalışmak bundan sonra Expo 2016 Antalya alanı için boş şeyler olacaktır. Çünkü Expo Antalya 2016 ülkemizin ve özellikle Antalya’nın dünya döndükçe ve her yeni bir yıl kapılarını açmasında görüleceğine inandığımız farklı güzelliği kendine aşık edecek, burada şiirler yazılacak, yeni kitap çıkartmak isteyen yazarlar için ilham kaynağı olacak. Expo2016 Antalya gurur duyulacak bir eser ve Antalya da bu anlamda çok şanslı bir şehir. Açılmasına günler kalan Expo 2016 alanı şimdiden ziyaretçilerini ağırlamaya başladı bile. 23 Nisan da kapılarını açtığın da o gün inşallah orada olacağız, İnanıyorum ki bambaşka bir Expo alanı görmek mümkün olacaktır. Emeği geçen herkesi yürekten kutluyor, başarıların devam etmesini diliyorum.