Darbe kalkışımı sonrasında vatandaşın cep telefonları aracılığı ile kayıt altına aldığı görüntülerin ardı ardası kesilmiyor. 15 Temmuz akşamı sadece zor şartlar altında yayın yapan görsel yayın kuruluşlarının kendi profesyonel kameralar ile çektiklerinin haricinde ki görüntülerin dışın da başka görüntü vatandaşa ulaştırılamamıştı. Çok kısıtlı da olsa o anda gönderilen görüntüler tv kanallarında yayınlandı. 16 Temmuz sabahı ve geçen 20 günde inanılmaz görüntülere tanıklık ettik ve hala daha 15 Temmuz darbe kalkışımı gecesi çekilen yeni görüntüler paylaşılmaya devam ediyor. Pür Dikkat televizyonların karşısındayız ve yeni gelen hangi görüntü var diye bekliyoruz.
İzlediğimiz bir film sahnesinde çekilen görüntüler değil. Karşı komşumuzun, yanımızda ki arkadaşımızın, bakkalın, doktorun sokağa çıkıp darbeye karşı durduğunun görüntüleri. Ve şu çok iyi biliniyor ki ve çok iyi anlaşılacaktır ki Dünya ülkeleri Demokrasiden söz ederken Türkiye de milletin nasıl darbeye karşı durduğunu bu görüntüler ile örnekler göstererek kendi ülke vatandaşına aktaracak Türkiye’nin ne kadar güçlü ve birbirine bağlı kültür ve ülkü birliğine sahip ülke olduğunu anlatacaktır.
Ve elbette ki her bir görüntüyü göz yaşlarımızla, hıçkıra hıçkıra ve hatta küfür ede ede, bunu yapanlara lanet okuyarak izledik, izliyoruz. Tepkimizi üst seviyeye çıkartan bu görüntüleri izlerken bu topraklar üzerinde yaşamış ve yaşamayı bir şeref sayan her insanın etkilenmesi mümkün durumlardır. Çünkü Başka Türkiye yok !...
Yıllardır açıklanması stratejik konular artık milletin iradesi ve isteği ile ayan beyan ortaya çıkmıştır. Şimdi tüm bu beklentilerin yerine getirilmesi yürütmenin atacağı adımlarla mümkün olacaktır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Başbakan, bakanlar ve üst düzey bürokratlar, analar, babalar, komşular, kardeşler bu görüntüleri izlerken göz yaşlarına boğulduğunu izlediğimiz anlar ne siyaset, ne politikadır. Bu göz yaşlarının her bir damlasında memleket vardır, insan olmanın erdemi vardır. Duygusallığımız, millet olarak memleketimizi ve bu topraklarda yaşamış olmanın gururudur. Milletçe ortaya koyulan duruşun bir ifadesidir göz yaşlarımız. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her bir yeni görüntü karşısında göz yaşlarını tutamayışı, Başbakan Binali Yıldırım’ın gözlerinden süzülen yaşlar bizim göz yaşlarımızdır, bizim hissettiklerimizdir. İşte bu yüzden millet Cumhurbaşkanına sahip çıkmakta, başbakanına sarılmakta bayrağını kucaklamaktadır. Göz yaşlarımız da memleket vardır, insanlık vardır. Birkaç yıl önce cenazelerde dökülen göz yaşlarına kulp takmak isteyenler o zamanda bu duruşun ve insan olmanın erdemliğini görmemezlikten gelmişti. Şimdi millet olarak insanlığımızın sağ duyusunda meydanlarda 20 gündür sürdürdüğümüz nöbetler de göz yaşlarımızı siliyor, yarınlara daha güçlü ve emin adımlarla yürüdüğümüzü haykırıyoruz. Ne güzel ne güzel…