Abilerin Gülü şivelerin Anadolu ruhu, seslenişlerin hastasıyız Bubacığım... Niyettir aslolan. Niyetiniz iyise her şey portakal tadında. Yeme de yanında yat. Sohbetini dinle, atışmalarına gülümse, samimiyetini kucakla. Antalya’yı anlayana, anlamış olana ne güzel ne güzeldir… Siyaset iliklerimize kadar işlemiş vaziyette. Ancak siyasetin güzelini başımızın üzerinde tutmayı esas görev bilmişiz. Kötü siyasetle hiçbir zaman işimiz olmamıştır. Yani eğer Kara değilse elbette ki Ak demek gerektiğini hatırlatmak en doğal davranışımız olmuştur. Hatırlayın memleketin içine, içine taaa dibine vurduğu yılları.
Ülkemiz de hala daha yapılan 100 yıllık anlaşmanın fren izi var. Gaza basmaya başlamış bir hızlanış dönemi, hepimizi umutlandıran ve mutlu kılan bir süratlenme olmuştur. Camdan dışarı başını çıkartmaya korkanlar bugün Cam’dan dışarı çıkarttığı başını içeriye sokmamaktadır. Rüzgar bir esiyor bir esiyor ki sormayın. Tıpkı bizim uşakların eğlencelik olsun diye son sürat giden araçtan dışarı başını çıkarttıklarında duydukları haz gibi.
Akla hayale gelmeyecek mevzuların hepsi bugün Avrupa’yı kıskandırmakta, Avrupalıları şaşırtmakta. Hatta hatta akıllı Avrupalı memleketimizden yurt edinmek için kavga kıyamet ev halkını ikna edip özellikle Alanya ve Antalya Merkez de ev sahibi olmaları küçümsenecek bir durum değildir.
Tüm bunlar yaşanırken tabiî ki yaşadığımız şehrin duruşu ve varoluşu, yükselişi, bu yükseliş ve gaza basılmış durumlarda ki hali de yakından ilgilendirmiyor değil hani bizleri. Soluduğumuz hava, yediğimiz ekmek, içtiğimiz su, kullandığımız yol, üzerinde yürüdüğümüz kaldırımlar. Hepsi özellikli olduğunu görünce Antalya da bulunmanın ne büyük bir şans olduğu kanaati bir zaman sonra herkeste oluşan bir durum. Ee biraz da iyi niyet ve niyette güzellik şehre entegre ediyor insanı. İşte o zaman sadece deniz, kum, güneş değil insanlarıyla da ısınıyor ve bir muhteşem olunuyor. VE elbette ki Anlayana ve işte son sürat giden camdan bakmanın farklı yorumlamasından geçiyor her şey. Kimisi çok rüzgardan başını içeri sokar, kimisi, üşüdüğünden. Antalya da ki yatırım ve hizmet arabasından başını çıkartmayanlar hatta koltuğun taa dibine uçak düşerken yapılan hareketi uygulayanlar Ne Abilerin gülünü görür, ne de Hastasıyız Bubacığım mevzularıyla tebessüm ederek kucaklar şehri. İşte bunu yapmayanlar art niyetlidir, deve kuşudur, hoşgörüsü kurumuş deredir. Anadolu’nun ruhu tam da burada. Yörüklerde, en uzak mahallemizin yayık ayran ruhunda, misafir ağırlanış ve hoşbeşinde. Gülümse, mutlu ol kucakla kucaklayabildiğince… Niyetin iyise, iyi niyetliysen AK’a niye Kara diyesin ki…