Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldığı 2. Futbol Zirvesi’nde verdiği örnekler ile futbol ve yaşadığımız hayatın güncel karşılaştırmasında ne kadar özdeş yürüyüşler olduğunun altını çizdi. Hayat Futbola benzer. Futbolun kucakladığı tüm detaylar ve çok özel ifadeler hayatın ta kendisidir. Sevinçten, üzüntüye, mutluluktan, acıya-ızdırapa, varlıktan, yokluğa, çokluktan-azlığa, varoluştan yok oluşa… Hayatımızın uzun ve bir o kadar da kısa süresinde içine alan tüm dokunuşlar ve karşılığı futbolun içinde mevcuttur.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın futbolculuk döneminde ki çabukluğu, çabuk karar verişi, bugün ifa ettiği görevinde uygulamalarında ki sürat ve yüksek temposunun futbol oynamasının, futbol ‘oyun’ zekasının küçük bir damlayışlarına tanıklık ediliyor. Ancak bu damlanın nasıl dev dalgaya dönüşebildiği sanırım bugünkü fotoğraflar net bir şekilde anlatmaktadır.
Futbolcuların ve spor yapanların iş hayatında, yöneticilik ve görevlendirmelerde neden daha çok tercih edildiği konusuna bir örnek vermek isterim.
Yıllar öncesinde Yaygın yazılı basın Sabah Gazetesinin tüm yazı işleri müdürlüğü, yayın yöneticiliği, haber müdürlüğü ve hatta muhabirlerin tamamı değiştirilmiş yerine Spor Muhabirleri, spor yöneticileri getirilmişti.
Spor servisi’nde çalışan bir çok gazeteci yapılan bu değişiklikle uzun yıllar yazı işlerinde ve habercilikte klasını konuşturmuş, hantal haberciliği bertaraf ederek Sabah Gazetesine yeni bir soluk getirmişti.
Bugün bir çok yerel yönetim kadroları Avukatlar, Genel Müdürler, Mimar, Mühendislerden kurulmaya çalışılmışsa da (Başarılı olanları tenzi ediyor ve ayrı tutarak) Spor Yapmış sporun içinden gelmiş yöneticiler siyasetin en alt kademesinden gelmiş görev yapmış olanlardan çok daha başarılı olduklarını görebiliyoruz. En güzel örneği bugün yazımıza konu olan Cumhurbaşkanlığı gibi çok önemli bir görevi ifa eden Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı gibi çok önemli bir sorumluluğu yerine getiren Menderes Türel Antalyaspor ile yatıp kalkan ve futbolun her kademesinde görev almış bir değerleri ve örnekleri sıralamak gerekirse yazımız akıp gidecektir.
Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün ülkemizin yönetiminde ortaya koyduğu çabuk karar alış verişi, projelerin ve yatırımların zamanlamasını çok iyi yapıyor olması futbolun hayatımızda ki yaşantılarımıza uygulayabiliyor tecrübesi futbolun onda ki büyük birikimlerinin elbette ki önemi büyüktür. Yerel’de bu anlayışı ve çabukluğu ele almak istersek spordan gelen ve sporu yazıp çizmiş hatta futbol oynayarak bu birikime sahip olarak bugün gazetelerin yazı işleri ve yönetici olarak görevini ifa eden onlarca meslektaşımız çalışmakta. Uzun lafın kısası futbol hayatın ta kendisidir. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi “Taktiği olmayan bir takımın kupa kaldırma ihtimali nasıl yoksa, milletine söyleyecek sözü olmayan siyasi partilerin de başarı şansı yoktur”… Yani Teknik-Taktik-Kondüsyon bu üç unsur’dan eğer futbolcu da yani yönetici de yoksa eksiktir, yarımdır, güdüktür. Teknik-Taktik var ama kondüsyon yoksa koşamazsın. Kondüsyon-Teknik var, ancak Taktiğin yoksa gol’e gidemezsin. Bugün başarının arkasında işte bu üç kombinasyona sahip olmak yatmaktadır. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın siyaset ve siyasetin içinde bulunanların geride kalmışlıklarını ifade etmek istediği konu da verdiği örneğin karşılığı budur aslında. Ne güzel ne güzel.