Elimizde tek 1 hayatımız var. Ve An’ları yakalamayı daima ertelediğimizi biliyoruz. Hep erteliyoruz. Bizi mutlu edecek her şeyi. Sevdiğimiz değerleri ve özlediğimiz her şeyi erteliyoruz. Hep seyirci koltuğunda izliyoruz yaşamı ve kendi hayatımızı. An’lar vardır ve hiçbir tercih yaşamımızın karşısında olmamalı. Ölüm en başta…
Hayatınızı değiştirin…Hayal kurun!... En zor şeyi hayal edin. Günün birinde okyanusun tam ortasında olacağınız bir seyahati hayal edin. Buzlar ülkesini göreceğinizi hayal edin. Balinalarla mutlaka yan yana o görselliği görüntüleyeceğinizi hayal edin. Denizin üzerinde yaşamayı mesela. Öyle bir hayal edin ki Yaşadığınızı ve hayatınıza seyirci kalmak istemediğinizi yaşama karşı gösterin.
Yarın, hatta bugünden itibaren ‘Yaşama Dokunun’…Kendi hayatınızın senaristi olduğunu gösterin. Bu film 1 ve tek 1 kez gösterimde olduğunu unutmadan…
İnsanlar An’ları ile mutludur ve mutlu olmaktadır. O An’ı yakalayın…
Telefonunuza gelen mesajlarda size küfür etmeyen, sizi kucaklayan ve hayata dair iyi şeylerden söz eden herkese dokunun. İlk dokunan siz olun… Arayın onları ve selamlayın!..
Siz mutlu oldukça, yanınızda, öteniz berinizde kiler de bu esintiden dem alacaktır. Düşünsenize insanları mutlu edebilmeyi başarmanın sizde ki o büyük mutluluğun yaratacağı etkiyi…
Hayatınızın izleyicisi olmayı terk edin. Sadece tek 1 kez yaşayacağınız hayatınız var. Doktor’umuzun ameliyat edeceği hastası, gazetecinin haber yazıp bildireceği okuyucusu, satış yapan esnafın rafında müşteriye anlatacağı yeni ürün ve kazanacağı ücreti…
Bitmeyen bir tempo ve hiç bitmeyecek düzen akıp gidecek yaşamımızla birlikte…
Değişin, değiştirin bugünden itibaren…