Birbirimize saldıracak halde beklemekteyiz. Sanki başka ülkenin insanlarıymışız gibi bakmaya başladık. Tahammül sınırları denilen çizgi yitip gitmiş. Cinnet hali bir durum. Oysa sahip olamadığımız bir çok madde ve manevi duygulara dokunmaya, hissetmeye ve anlamaya hatta onunla yaşamaya başladığımız günlerin içinde olduğumuzu düşünüyorum… Ancak ne hikmettir ki saldırı ve saldırma hazırlığı pozisyonunu bir türlü değiştirilmek istenilmemekte. Yapılan hizmetler ve yatırımlar birileri muhalefet gözüyle baktığı için ‘Altından’da yapılsa o eser teneke kadar değeri yoktur gözlerde. Çünkü fesatlık ve delalet durum kör etmiştir tüm iyi niyetli duruşu.
Manevi duygu ve düşünce sağanağı içerisinde yaşadığımız rahmet ve marifet ayı mübarek Ramazan-ı Şerifi geride bıraktığımızın üzerinden günler aylar geçtiğinin farkına bile varmadık. Bolluk ve bereketin gönül pınarlarından aktığı sevgi ve hoşgörünün zirve yaptığı günleri hep birlikte yaşadık.
Keşke bugünlerde Müslüman kardeşlerimizin iç çekişmelerini ve kan dökmelerini yaşamasaydık. İçimizde ve dışımızda kardeş kardeşe kem gözle bakılmasaydı. Kinle cehaletle yaşayıp başkalarının oyuncağı olmasaydı. Keşke… keşke… keşke…
Çok şükür memleketimizde kurum ve kuruluşlar başta olmak üzere oturduğumuz dairenin sağında solunda, arkasında önünde ismini dahi bilmediği ya da sorulduğunda hatırlayamadığı bu ayıp kimliği Ramazan ayında bertaraf ettik.
Öncelikle soframızı açtık. Gönlümüzden içimizden geçenleri paylaştık. Dayanışmanın en güzel örneklerini sunduk. Ayıplarımızı kapatmaya gayret gösterdik. Kırgınlıkları bir kenara bırakıp rahmet sağanağından faydalandık.
Gelişen ve değişen dünya kriterlerinde değişmeyen tek duygumuzun sevgi, sagı ve hoşgörü olacağı asla unutulmamalıdır. Çünkü bu duygular ve gerçekler bizim imanımız ve millet olarak ayakta duruşumuzun bir fotoğrafıdır. Bu fotoğraf dayanışma paylaşım hoşgörü sevgi saygı kültürdür. Birlik ve beraberliğimizi bozmak üzerimizde oyun oynamak isteyenlere fırsat vermeyelim. İnanıyorum bu manevi hava içerisinde edindiğimiz bu güç ve kudret bunu sağlayacaktır. Çünkü bizler bu sağduyu ile yetiştirilmiş hayata öyle bakan köklü bir milletin evlatlarıyız. Bu aziz millet komşusu açken hiçbir zaman tok karnını ovalamamıştır. Ramazan ayında gerçekleştirdiğimiz örnek ‘Kardeşlik Kurultayı’ duygusunu inanıyorum ki yaklaşan “Kurban Bayramında” dosta düşmana bir kez daha göstereceğiz. Veren el alan elden üstündür. Biz böyle öğrendik. Böyle bir kültürü yaşayan ülkenin insanlarıyız.