Son günlerde Terör olayları ve şehitlerimizin acısını ve onları toprağa verişimizin üzüntüsünü millet olarak ağır bir şekilde yaşıyoruz. Gün geçtikçe içimizi yakan bu beter günlerin bir an öncesi bitmesi ve ülke olarak göz yaşlarımızın dinmesini arzu etmekteyiz. Yaşanan bu süreçte yapmamız gerekenler, en hassas ve yüksek tutulan zamanlardır. Hassasiyetimiz, inanıyorum ki izlediğimiz televizyon kanallarında ki zapinglere, değişikliklere kadar etkilemektedir. Çalgılı türkülü, davullu zurnalı, oyun havalı mevzularda ki yayınlara elimiz gitmemektedir. Bir bayram daha idrak edeceğiz Ve yanan yürekler, göz yaşları yitip giden şehitlerimizin ardından onlarsız bir bayram yaşanacak olması canımızı yakan bir durumdur.
Her şeyi ve her durumu düşündüğümüzü söylediğimiz anlarda sözün bittiği yer dediğimiz durumlar biraz olsun bu üzüntümüzü hafifletmektedir. Onlardan birisi de Akdeniz üniversitesi İletişim Fakültesinin Radyo Yayınlarında ki sağ duyuyu. Ellerim patlarcasına alkışlıyorum ve gösterilen hassasiyeti takdirle karşılıyorum. Günlerdir “Sessiz Yayın” olarak dinleyicilerine ulaşan Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo yayını Türkiye de ve Antalya da hala daha içinde bulunduğumuz durumu anlamamış radyo ve yayıncılara adeta ders vermiştir. Sessiz Yayını günlerdir devam ettiren ve tek bir söz ve şarkı sözü, oyun havası ve çalgı çengi parçaları yayınlamayarak bu acılı günlerde davranılması gerektiği gibi davranan yayıncılık anlayışında, unutulmuş kimi değerleri hatırlatan Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesinin bu davranışını alnından öpüyorum. İletişim Fakültesi Dekanı sayın Bilal Arık ve tüm iletişimin sağında solunda bulanan her birime, her öğretim üyesine de ayrıca bu gösterdikleri hassasiyetten ötürü tebrik ediyorum. Ne güzel Ne güzel