Isparta Sütçüler’e bağlı Yeşilyurt mevkinde yürütülen taş ocağı çalışmalarını yakından izledim. Taşocağı çalışmasının doğaya ve bulunduğu bölgeye bu kadar zarar verebileceğini hiç tahmin edememiştim. Tamam, Taşocağı olsun, önemli ve gerekli bir hammadde. Mutlaka değerlendirilmeli elbette. Ancak Sütçüler Yeşilyurt mevkiinde sürdürülen Taşocağı çalışması artık işletme ve ülkeye faydalı bir müessese olmaktan çıkmış Doğaya, canlılara ve en sonun da insanlara zarar verir duruma gelmiş. Yaşanan mağduriyetlerini bölge yaşayanları ve köylüler şifayen başta valiliğe ardından da Kaymakamlığa bildirmişler. Köylü için önemli olan sözdür. Ve bu sohbeti de yaptığı karşısında ki Vali ve Kaymakamsa onlara yazı yazılıp durumun vahimliğini anlatmak mı olur muş. Söylendi işte. Valilikte, kaymakamlıkta, çevre müdürlüğü de bu konuyla ilgili mutlaka bir girişimde bulunacaktır.
Ancak konu derin, mevzu da ince olunca sanırım fazla irdeleyen olmamış. Taşocağı bi gayret dağı delmeye, dağı traşlamaya devam ettikçe verdiği zarara bakmadan devam etmiş üretime. Öyle ki dağın eteğinden indirilen taşlar ve fazlalıklar bırakın doğaya zarar vermeyi insanların oturduğu evleri tehdit etmeye başladığını gördük. Bunun yanında karayoluna kadar inen kayalar ve taş kütleleri felaketin habercisidir.
Isparta’nın çok değerli mülki amirleri, bu bölgeyi bir izleyin ve inceleyin. Doğal yaşam yavaş yavaş ölürken, soframıza gelen sebze ve meyvelerde pahallılaşmaya ve hatta daha az gelmeye başladı. Yörede kiraz üretimi yapan üretici Kırmızı Örümcek belasıyla baş başa kaldığını belirtiyor. Binlerce ton üretim yapılırken bunun yarısından fazlası çöpe gidiyor. Öte yandan Taşocağı atıkları taş ve toprak balık üretimini etkilediği gibi balıkların bulanık sudan etkilenip öldüklerine şahit olduk. Taşocağı Kartalların ve Şahinlerin yuvası muhteşem dağı da kesip biçmeden bir an önce önlem alınmalı, yaşayanlar korkulu günlerden ve başa gelecek felaketlerden bir an önce kurtarılmalıdır.
Yıldırım tarlaya döner mi?
Aksu Belediyesi eski Belediye Başkanı İsa Yıldırım, yaptığı seçim konuşmalarında seçimi kaybettiği takdirde tarlaya, domates ekmeye yani geldiği yere dönmekten asla çekinmeyeceğini söylemişti. Yıldırım’ın ekeceği ve yetiştireceği sera’nın büyüklüğü ne kadar olur bilemem, ancak seracılık ile ilgili bir şeyler yapacağı muhakkak. Kendi tabiri ile tarlaya, çapaya dönüş yapacağını söylediği mevzu bu olsa gerek. Kolu, paçayı sıvayıp domates toplayacağını belirten Yıldırım’ın bu işine başlayıp başlamadığını bizlerde merak ediyoruz. Özün de ve sözünde olmak böyle bir şey. Ancak Özde bir siyasetçiyken Dil’e düşülmesini de ben İsa Yıldırım’a şahsen yakıştıramadım. Bilgi, deneyim, paylaşım, vatandaş ile beşeri ilişkisinde bu kadar dibe vurması Aksuluları da hayal kırıklığına uğratmıştır.
İsa Yıldırım seçimi kaybetti. Kimilerine göre beklenen, kimilerine göre beklenmeyen bir durum. Ancak Aksulular artık hizmet istiyor ve yenilenmek istiyor. Bunun için de AK Parti’nin adayına teveccüh gösterdi. Milli İrade Aksu da böyle bir karar verdi. İsa Yıldırım her ne kadar da geldiği yere dönüş için ‘Tarladan geldim, Tarlaya dönerim’ dese de kendisinin de bu konuda şaşkınlık ve beklenmedik bir yenilgi güdüsü taşıdığı muhakkaktır.
İsa Yıldırım Antalya’da ne yapar? Ya da Aksu’da hangi iş konusunda ilçenin kalkınması ve sesinin duyurulmasında rol oynar? Yapmak istediklerini son günlere bırakan Yıldırım’ın bugün sanırım yaptığı tek iş gideceğini belirttiği mekan da ekime başladığı olmuştur. Sahi İsa Yıldırım Tarlada mısın?