Elleri doktorun şifa veren mucize eller gibi, yüzü işbilir işbirlikçilik silüetinden uzak yer yüzünde yaşayan kanatları olmayan melek yüzü. Konuşması, insanlara yaklaşımı, paylaşımı ve elbette ki bölüşmesi kendisini her zaman örnek insan olarak hatırlatacak birkaç özelliğinden birisi. Girdiği oda seçimleri yarışında bile hiçbir zaman üslubunu bozmamış, seçim sonrası da koltuğuna oturduğun da vefayı ve ahdevefayı hiçbir zaman unutmamıştır. Herkesin ağabeyi, herkesin Hızır yetişi, herkesin doktoru oldu ancak kendisine şifa veren olamadı. Her şeyden önemlisi Antalya içindi tüm mücadelesi. Cebinde sakladığı yoktu. Kurumun kasasındakileri de gözü gibi koruduğunun yakın tanığıyız. İşte o birikimler ve hoyratlaşılmadan saklanan paralarla birliğe yeni arsa aldı, binasına da kısa sürede başlanacaktı. Antalya’dan başka düşündüğü hiçbir şey yoktu. Ağabeyimiz, baba diye seslendiğimiz, kardeşim diye kucakladığı tüm değerler bugün kelimeleri, acıyı, hissedilen üzüntünün boyutunu bir yere koyamamaktadır. Şimdi nereye sığdırabiliriz onu ? Yaşadığımız sürece anılarıyla ve paylaştıklarımıza sarılarak bu altın kalpli Antalyalının ve şehrin medarı iftiharını, başarılı yöneticisini daima hatırlayacağız.
İyi bir yöneticiydi. Bulunduğu makamın kirlenmemesi ve zedelenmemesi için özellikle seçim zamanlarında çok mücadele verdi. Çok şeyler teklif edildi, konuşuldu, bir tarafa çekilmek istenildi ancak o hep Antalya dedi başka bir şey de söylemedi. Sükut ve sağ duyu ile o zor dönemleri başarıyla geçirdi. Oda’nın bugünkü vakur ve güçlü kimliğinin kökünde Abdullah Sevimçok’un sağ duyusu ve tecrübesi vardır. Umarız bundan sonra da bu yüksek tutulmuş olan çıta onun ışığı ve onun hedeflerinde daha da yükseğe çıkartılır.
Bu duygu ve düşünceleri yazarken Abdullah Sevimçok’un oldukça çok samimi ve ince detayları ile yan yana yürüdüğümüz ortak paydada ki paylaşımlarımızda ki en özel anlar ve çok özel sohbetler ölene kadar hatırlayacağım ve savunacağım detaylar olarak kalacaktır. İyi bir Baba, iyi bir eş, örnek bir Başkan, parmakla gösterilen bir memleket insanı Abdullah Sevimçok için ne kadar çok duygu ve düşüncelerimizi dile getirsek yetmeyeceğini biliyorum. Üzüntüm ve acım en az ailesinin hissettiği kadardır. Çok değerli bir dostu, arkadaşı ve sırdaşımı kaybetmenin üzüntüsünün boyutunu ifade edecek kelime bulunamamaktadır. Her şehre nasip olmayacak güzellikte bir değeri kaybedişimizin büyük acısı ve üzüntüsünü hep birlikte yaşıyoruz. Abdullah Sevimçok’un adının yaşatılacağı bir çok sağ duyulu yaklaşımlar mutlaka olacaktır. Ancak Abdullah Sevimçok hep kalbimizde, Dünya döndükçe dilimizde, yüreğimizde, düşüncelerimiz de ve hatıralarımızda olacaktır… Kederli ailesine sabırlar dilerim. Başımız sağolsun. Son acımız olsun