Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bu yana şer güçlerin ve odakların ülkemizi ele geçirmeye çalıştığı noktasında ki hain düşünceleri artık ayan beyan ortadadır. Bugün yapılacak tek şey vardır o da güçlü olduğumuzu ve güçlü Türkiye kimliğimizi her yönümüzle ortaya koymaktır. Bugün dünya da savaş çıkartılan ülkelerin çoğu güçsüz ve güçlenmeye çalışan ülkeler üzerinde oynanan en büyük oyundur. Ve 100 yıla yakındır bu hain oyun ülkemizi yıkma ve yok etme anlamında yapılması gereken ne varsa tüm yollar denenerek bugünlere gelinmiştir. Taaki 15 temmuz akşamına kadar. Bu tarih ülkemizin geleceği için bir milat oluşturdu. Nasıl bir Türkiye, geleceğin Türkiyesi, nasıl bir millet ve Nasıl bir toplum olgusu bir kez daha ne olduğumuzu ortaya koyduğumuz bir tarih olmuştur.
Savaş istemeyen ancak savaş çıkaranlara gözünü kırpmadan müdahale edebilecek bir Türkiye. Ekonomik anlamda güçlenen, barajlar yapıp, köprüler kuran, yollar açıp, yeni hedefler ortaya koyan Türkiye artık 95 yıl önceki Türkiye değil. İşte hala bizi 95 yıl geri götürmek isteyen ve avucunun içine almak isteyen düşüncelerin mevcudiyeti bu ihanet çemberi içinde debelenip duruyor.
Yeni Kapı Ruhu diye adlandırılan o müthiş buluşma ve kucaklaşmanın ardından sağ duyu daha da yükselmesi gerektiği herkes tarafından dillendirilmektedir. İktidarından muhalefetine kadar bu hissiyatın sonuna kadar sürdürülmesi kaçınılmaz tek adım olduğu ifade edilmektedir. Doğrusu da budur. Yukarı da Rusya, aşağı da onlarca arap ülkesi, Batı da bi dünya Avrupa ülkesi, doğu da bitmeyen terör melanetleri. Bu kıskacın içerisinden ancak ve ancak birlik ve beraberliğimizin güçlü sağduyusu ile atlatır. Terör belasına bir de darbe kalkışımı onun ardından yeni bir terör örgütü cemaat ayağına ülkeyi örümcek ağı gibi sardığına tanıklık ettik. Yetti bitti gari !.. Ne güçlü ne büyük bir ülkeymişiz ki tüm bu yaşananlara karşılık dimdik ayaktayız. Dimdik bu ihanet ve hıyanet içinde bulunan hainlere karşı mücadelemizi inatla sürdürme zamanıdır. Ülkesini seven herkes, bu toprakların, bu bayrağın başka ülkelerin kolonisi olmayacağını haykıran millet bu felaket tellallığı yapanların kim olduğunu artık gayet iyi bilmektedir. Güçlenen Türk ekonomisi, vatandaş odaklı hizmetler ile vatandaşıyla kucaklayan bir hükümet programı bu gücü pekiştirmiş daha da kuvvetlendirmiştir. Gidilecek yol artık bellidir. Programı, hedefi ve projelerini kendisi yazan, tankını, uçağını, silahını kendi yapan bir ülke olan Türkiye!.. Kimseye kafa tutma gibi bir eğilimi olmayan bir milletiz. Ama kafasının bozulduğun da neler yapacağını da tüm dünyanın ve hainlerin, ihanet sarmalında bulunanların iyi bilmesi gereken bir konudur.