Hani karşı tarafa kendini anlatmak ve ifade edebilmek için ortaya bir tavır koyarsın ve bu tavrın duruşun da daima arkasın da olacağını söylersin. Sonrasında bu ilk söylediğin ile sonra söylediklerin birbirini tutmadığında işte O vakit sana omuz veren ve ya da oy vermişler Kralın çıplaklığını ortaya açık açık koyar. Yani kendi kendini yalanlama dediğimiz durum ortaya çıkar.
Ümit Uysal’ın Trafolara ve ilçesinde ki bilumum yerel yönetime ait duvar, pano, kulubelere kendi düşüncelerine uygun figürlerin resmedilmesi konusu baş ağrıtacak bir durumdur. Hatırlayın bu davranışı Büyükşehir Belediye eski başkanı şimdi CHP den mebus olan Mustafa Akaydın da aynısını yapmaktaydı.
-Benim hayat tarzım, yaşam tarzım’ diyerek vatandaşı dışlayan ve vatandaşın kabul etmeyeceğini düşündüğü bir çok konuyu bile bile üzerine giderek kendi bildiğini okuması yönetim başarısızlığını arttıran unsur olmuştu.
Şimdi aynı uygulamayı aynı partiden Ümit Uysal’ın yapıyor olduğunu görmek gelecekte nelerle karşılaşabileceğinin de işareti gibidir.
Bu şehre belediye başkanlığı yapmış belediye başkanlarına dönüp bakıldığında, hiç birisinin şehri güzelleştirmek, daha da modern bir hale getirmek için verdikleri mücadelenin dışında başka bir şey yapmadığı görülmektedir. Ne bir kaide ne bir heykel, ne de siyasi bir düşüncenin motifi işlenmemiştir. Siyaset yaparak geldikleri makamlarda rozetleri kapıda bırakıp hiçbir fanatik büstleştirme, kaideleştirme, betonlaştırma davranışın içine girmemişlerdir.
Yerel yönetimlerde artan fanatik davranışlar Mustafa Akaydın ile süre gelmiş şehrin muhtelif yerlerine büstler, kaideler yerleştirmekle fanatikliğini ortaya koymuştur. Oysa kendisinden önceki bir çok belediye başkanı aynı fanatik düşüncelere sahipken vatandaşın ne düşündüğü ve ne düşüneceği ve neyi kabul edip etmeyeceği noktalarında hassas adımlar atmıştır. VE yıllardır Antalya Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi’nde yöneticilik yapmış olan belediye başkanları hiçbir zaman heykel, kaide ve fanatik mesajlar verecek insanları ayrıştırıp birisini düşünüp ötekini, düşünmeyecek bir harekette kesinlikle bulunmamıştır.
Ümit Uysal’ın yerinde olsam trafolara gezi olaylarını anlatan çizilen resimler yanında herkese eşit mesafede olduğunu gösterir ve diğer düşüncelere sahip vatandaşların da gönlünü hoş tutacak resimlerin de çizilmesini sağlaması yerinde olacaktır. Ne bileyim dua eden dede ve torun, ya da huzura giden yolun resmedildiği çizgiler… Eğer Ümit Uysal herkese eşit mesafedeyse ötekileştirmeden ve ilçesinde ki vatandaşlarına ve seçmenin hepsine eşit mesafede olduğunu söylüyorsa ve seçimler öncesinde söyledikleriyle seçim sonrasında ki düşüncesinin değişmediğini söylüyorsa da bunu da göstermesi gerekiyor.