1980 öncesini hatırlayanlar bilir, bir üst sokak ve cadde de konuşlanmış bir fraksiyon üyleri, aşağı da konuşlanmış başka bir düşünceye sahip fırkassiyon üyeleri köşe başlarını tuttuğu yıllar. Ola ki ekmek alacaksınız ve açık olan tek fırın da karşı görüşün bulunduuğu sokak ve caddede. Ekmeği almak zorundasınız. Herşeyi göze alıp o fırına gidiyorsunuz. Ekmeğinizi alıyorsunuz ama yediğiniz ekmek değil Dayak olurdu çoğu zaman.. Çünkü sen üst sokaktan, caddeden o sokağın ve caddenin düşüncesinden gelen anlayışta bir insansın. Eve ekmeği götürmek ne mümkün. Bi kamyon dolusu dayak yiyip gerisin geriye dönüş oluyordu ekmeği eve götüremeden. Bu sefer dayağı yiyen görüş köşe başını beklemeye başlıyor. Fırının olduğu sokaktan birisinin geçmesini bekliyor. Bu sefer dayak değil silahlar ve öldürücü aletler konuşuyor kavgada.
Derken ülke de adeta iç savaş, kardeş kardeşi öldürdüğü yıllar. Tüm bu olayları yüzünde tebessümlerle ülkemizi izleyen bir Avrupa. Avrupa o yıllarda ülkemizin yaşadıklarını keyifle izledi. Markını mark yaptı, dolarını tavana çıkarttı. Kıtlık başladı, yağ, tüp, çay, sigara, yakıt…. Say babam say bitmiyor. Ülkeyi karıştırmak isteyen zihniyet yine hortladı. Kemal Kılıçdaroğlu eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer gibi Anayasa kitabanı eline alarak bulunduğu konuşma kürsüsünde sallaması ve önüne fırlatması işte aynı zihniyetin fotoğraf karesini önümüze getirdi.
Bunlar kumandalı, talimatlı, özel izinler alarak konuşan anlayışlar olmuştur. İşte aynı fotoğraf ve aynı benzer kareler. Saldıracak, konuşacak, köşeye sıkışmış yapacak bir şeyi olmayan bir siyasi parti iradesinde ki anlayış ülkede kan ve dehşet ortamı yaratmak. Bu mudur barış dediğiniz şey ? Bu mudur bayrağı ve değişmez deyip de birilerinin televizyonunda herşeyi değiştirebiliriz hatta ilk üç maddeyi bile diyerek birilerine yaranmaya çalışmak. Hani kırmızı çizgilerinize ne oldu ? CHP’nin kırmızı çizgisi felan yok. Amaç başka. Ülke de kaos çıkartmak ve kargaşa yaratmak. Ve bunun için de legal ortamlarda yapılan ve söz hakkı verilen kürsülerde gizli mesajlar vererek Türkiye yi kan gölüne çevirmek.
Ancak şu iyi bilinmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti Tam 40 yıl bu kardeş kardeşi vurduğu ve öldürdüğ yıllarda çok canı yanmıştır. Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi Kan ile bu işlerin çözülemeyeceğini ve çözülmediğini çok iyi biliyor. O yüzden sokaklarda ölsün çatışsın diye ne gençlerimiz olacaktır, ne de kan dökmeye meraklı olmak isteyenlerin yersiz çabalarına tepki göstermek için eli sopalı çocuklarımız köşe başlarında olacaktır. Kılıçdaroğlu’nun eline alıp da salladığı Anayasa kitabı, bu kitabın en büyük koruyucusu yasalar ve Büyük Türk Milleti mutlaka hesabını kendisine soracaktır. CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kan istiyor diye bu ülke asla yeniden 1980 öncesine dönmeyecektir. Kılıçdaroğlu istiyor diye ülke ekonomisi dibe vurmayacaktır. Kılıçdaroğlu Anayasa yı bin defa eline alıp konuşsa fırlatsa bu millet iradesi yine sandıkta ülkenin menfaatine hizmet edenlere düşüncesini yansıtacaktır.