Yaşantımız boyunca bulunduğumuz çevre ve değer yargısı içerisinde üzerimize yüklenen roller vardır. Bu roller verilir ve yapılması istenilen şeyler yerine getirilir. Okula gitmek, mezun olduktan sonra bir üst sınıfa geçerek bilgi zenginliğini ve istikbal hedeflerini yükseltmek, işin de sahip olduğu alanda başarılı olarak bir üst masada görev almak ve tüm bunlar yanında klasik ve rutin bir çok rol, kimlikler ailemiz, büyüklerimiz tarafından çizdikleri rota da ilerleyerek devam edilir.
Bu konu göreceli bir durum ihtiva etse de ne olursa olsun yaşamın büyük bölümünde bizlere yüklenen rolleri yerine getirebilmek için çabalar dururuz. Sözlenmek, nişanlanmak ve bu sinsileyi devam ettirerek evlenmek ve ardından yine yüklenen bir rol gereği çoluk çocuğa karışıp toplumumuzun değer yargıları ve yüklediği rollere göre yaşamımızı sürdürmek.
Siyaset masaların da yükseliş, yol alış, bir üst makam, bir alt masa duygusu da tıpkı hayatlarımıza yüklenen roller gibidir.
Bir parti de siyaset yapmak yüklenen roller gereğidir. Hizmet üretme, projeleri hayata geçirme, sadece vatanı ve milleti için yaşadığın bölge de en güzel eserleri bırakma çabası. Bu anlayış rol olmaktan çıkar insanın bir yaşam biçimi ve gerçek memleket sevdasını ortaya koyar. Bir başka siyasi anlayış ve hedefe yükselme ya da siyasette ki varlıklarını devam ettirebilme anlayışı ise “Verilen Rolleri’ (Yap)’ anlayışı ile yüklenmesi bugün şaşırmadığımız bir konu olarak karşımıza çıkıyor.
ATSO eski Başkanı Çetin Osman Budak’ın 3.Sıra Milletvekili adayı olarak Antalya’ya gönderilmesi Yüklenen Bir Rol’ün oynanması ve yerine getirilmesi istemidir. Öte yandan Niyazi Nefi Kara’nın vakıf olmadığı hatta çok az bir bilgiye sahip olduğunu düşünülen konularda özellikle Turizmin Başkenti Antalya da nelerin yapılıp yapılmadığı konusunda zayıf cümleler ve basit kelimelerle ‘popülist’ bir yaklaşım anlayışı ile açıklamada bulunması da kendisine yüklenilen ‘YAP, KONUŞ’ Rollerinin yüklenmesinden başka bir şey değildir.
Bu şehirde denize giren vatandaşın DONU ile uğraşıp, eksik bilgiye sahip olduğun bir konu da Antalya Turizmini eleştirip ROL leri yerine getirmeye çalışanları görmekteyiz.
Yüklenen rolleri iyi oynayamayan bir siyaset sanatçıları ile karşı karşıyadır bugün Antalya. Surfle gelmeden konuşamayan, replikleri söz ve vücut dilini aynı anda kullanma becerisini gösteremeyenler kendilerini yüklenen bu DİZİ Filminde hiç de İYİ ROL yapamadıkları ortaya çıkmaktadır. Surfle ile ROL üstlenen siyasetçiler kötü bir filmin siyaset sanatçıları olduklarını ortaya koyuyor. Üst üste defalarca izlenmiş bu filmi kim izler sizce?