Maalesef beceremedi. Yapamadı. Yüzüne gözüne bulaştırdı. Üniversite rektörlüğü sandığı bir şehir yöneticiliği elbisesi kendisine büyük geldi. Hala daha yaptığı yanlış ve hatalar yüzünden basında manşetlerden inmiyor ismi. Öyle yenilir yutulur cinsten değil bunlar. Her daim gazete sayfalarımıza öğrendikçe, bilgileri açığa çıktıkça paylaşmaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz günlerde yine yerel bir gazetemiz de çıkan haber dudak uçurtan rakamlarla yapılmış bir işi yazmıştı. Alt geçitlerin boyatılması için Akaydın döneminde 200-300 bin TL ye iş bitirilmiş. Türel döneminde sadece 40 bin TL ye iş tamamlandı.
Allah aşkına hadi hiçbir şey sormayacağız. Sadece bunun açıklamasını bir yapabilse önceki yönetim. 8 bin 400 kişiye çıkarılan personel sayısı. Pardon Taşeron işçi alımına nedemeli?
Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel sağ duyulu bir açıklama yaptı sendikacılara,
-İşçileri ben çıkartmıyorum bağlı bulundukları Taşeron firma çıkartıyor…
Doğrusu da budur zaten. Taşeron firma aracılığı ile belediye de çalışan işçiler yine taşeron firmaların tasarrufuyla işte kalıyor ve işlerine devam ediyorlar. Hem Büyükşehir Belediyesi yüzde 20 daraltmaya gidin demiş. Firma da daraltmaya giderek işçilere durumu anlatmış. Kimlerle yoluna devam edecekse firma yoluna bugün devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi aksi takdirde ödeme yapamayacak aldığı hizmet karşılığında.
Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Mustafa Akaydın döneminde her gün o fazladan alınanlar nedeniyle özellikle temizlik işçilerinin bağlı olduğu firma çalışanları ha bire belediye önünde eylem yapardı. Yani Akaydın fazladan aldıklarının sıkıntısını çekti. Aslında sıkıntı çekmedi Akaydın. Bunaldığı zaman çağırıyordu taraftar basıncıklarını, odasından televizyon söktürüyor, icracılara masa sandalye ne varsa onları aldırtıyordu. Ne ayıp ne utanç verici bir durum. Ye iç eylen, çal çal oyna sonra da ajitasyon yaparak Antalyalıların ve seçmenin balık hafızalı olduğunu düşüncesinde hareket et.
Akaydının son günlerde yaptığı açıklamalara bakın tam bir ruh halinin zedelendiğinin görüntüleri hakimdir. Bir önceki gün söylediği bir sonraki söylediğinle örtüşmemekte ve hala Antalyalıları ‘Uyuturum nasılsa’ mantığı ile hareket etmekte.
Akaydın’ın anlamakta zorluk çektiği ve anlayamadığı durum, Antalyalıların bu ismi ve soyadı bir daha duymak istemediğini kabul edememekte. Bu şehre verdiği zararın boyutunu hala anlamakta zorluk çeken Akaydın şimdi de yakılan ve yok edilmeye çalışılan evraklar üzerinde dil oyunları yapmaya başladı. Niye? Çünkü bütün bunların yapılması talimatını sadece kendisi vermiştir. Emekçi, çalışan da artık kullanıldığını ve iyi gün dostu mevzularının boş işler olduğunu görmüştür ve kamuoyuna doğruları anlatmaya başlamıştır.
Bakın sevgili okurlar, çok yakında yine dudak uçurtan hizmet alımların yapıldığı ve fahiş fiyatlarla kimlerin hangi hizmeti Antalyalılara devasa göstererek yutturduğu projeleri sizlerle paylaşacağım. Devletin parasının, vergilerimizin, tüyü bitmemiş yetim hakkının Akaydın ve ekibi tarafından nasıl çarçur edildiğini tek tek öğreneceksiniz. Az önce söyledim ama tekrar etmek zorundayım. Öyle işler, öyle basitlikler ve harcamalar yapılmış ki değil 25 yıl 50 yıl çalışsa bir insan bu harcamaların bin de 1’ine ulaşamaz. Yazık ki yazık. Büyükşehir Belediyesi miras yiyen süt kardeşler filmi gibi kasaların içi boşaltılmış.
Haa kasa deyince son günlerde bir de kasaların gizli saklı odalarda tutulduğu haberleriyle bir kez daha şaşırdık. Benim bildiğim kasa muhasebede ve hesap kitabın yapıldığı birimde olur.