1970-80 arasında ki ülke yönetiminden söz ediyorum. Tek parti’li hükümetlerin bu gücün değerine varamamışlığından ortaya çıkan Koalisyon hükümetleri ülkemize yokluk ve çile günlerini getiren fotoğrafı hiçbir zaman unutulur gibi değil. O günleri yaşamış biri olarak anlatacaklarım belki 20 li 30’lu yaşlarda ki genç ve orta yaşı yakalamış bir çok oy kullanacak seçmenin farkına dahi varamadığı siyasetin yıkım günleri…
Benim, ailemin, annemin, babamın, dedemin, anneannemin, babaannemin ve Babamın tam için de yaşadığı yıllar var ki anlatmadan geçemeyeceğim.
Dedem ve Annem hep söyler durur. Adnan Menderes döneminde bolluk ve bereket vardı. Sonrasında yaşananlar ülke olarak alnımızda kara bir leke olarak kalacak büyük bir ayıp…
Sonrasında kendimizi bilmeye, sokakta çember dolaştırmaya, misket oynamanın sonlarına yaklaşıp da ülkenin gidişatının berbat olduğunu siyah beyazlı televizyonlarda izlemeye başladığımız ve her yönü ile çöküşü algılamaya başladığımız yıllar…
Bıraktık oyuncaklarımızı ellerimizden, bıraktık çemberlerimizi ve misketlerimizi sonra mahalle aralarında oyunlarımızı terk edip haftanın 3 günü kuyrukta evimizin en büyük ihtiyacı olan zaruri gereksinimler için sıraya girmeye başladık
Pazartesi, Çarşamba, Cuma Günleri ben, Salı, Perşembe ve Cumartesi günleri ise ağabeyim sıraya girerdi
Ne için mi ?
Tüp, yağ, çay, sigara… Haftalarca tüp beklediğimiz ve bu yüzden annemin apartmanın en üst katına çıkarak üç ayaklı saç da yemek pişirdiği günleri bilirim. Hem de yağsız. Konu komşu elinde avucunda ne varsa azar azar paylaştıklarına şahit oldum. Sonra komşularda da bir şey kalmayınca bir yamalı yaşam başladı herkeste. Şeker ve daha sonra diğerleri eklendi hayatımız da YOK’lara…
Sonrasında bir umut Tansu Çiller’li yıllarda birilerinin mutlu edildiği yönetimin zafiyete uğrayıp insanların intihar, isyan, ve beter durumlara düşüşleri film şeridi gibi izler olduk. Koalisyon denilen bu ortaklık da , Önce evimi kaybettim, sonra işimi, ardından da arabamı… Sonra sı mı… Ee elbette ki umutsuzluk ve çaresizlik. Ülkeden kaçan kaçana. Yurt dışında iş tutan tutana. İşini yoluna koyup da işini uyduran uydurana… Ama namusu ve alın teri ile iş yapmak için çabalayan herkes yok olup gitti.
Çok şükür ki o günleri görmüş ve bu tecrübeye sahip olmuş bir gazeteci olarak özellikle biz yaşlarda ki okurlarımız, memleket insanlarımız, başta olmak üzere anneler, büyük babalar, nineler, dedeler… Elimizi vicdanımızdan hiç çekmeden sağ duyunuza cevap vererek DÜN’ü unutmadan en önemli kararını sandığa yansıtacaktır… Yani kısacası Koalisyon’un kısaca tanımı YOKLUK, Tek parti BOLLUK…