Ülkemizi yöneten tüm siyasi iradeler için şu iç geçirmeyi yapmışızdır yıllardır;
-Büyüklerimiz ne diyorsa doğrudur, Onların yaptıkları ve aldıkları karara bizim kafamız basar mı, koca adamlara siyasetçilere iş mi öğreteceğiz
Böyle masum, böylesine sadık düşüncelere sahip başka ülke vatandaşı yoktur. Büyük büyüktür, küçük küçüktür. Büyüğün yeri de küçüğün yeri de ülke örf ananemizde, konuşmalarımız da daima bellidir.
Bu durum ve sağduyulu yaklaşım siyasete de yansıtılınca ülkenin kimi gizli anlaşmalar, yapılan görüşmeler ile o ülkelerin eline teslim edilmesiyle ekonomi de değil delik, kara delikler açılmış, sonucunda yazar kasalar başbakanlık önünde başbakanın önüne atılmış, 2001 krizinde intiharlar, evini, arabasını kaybedenler, kepenk kapatıp iş hayatını noktalayanlar yaşanmıştır.
O yıllardan bu güne son 15 yıl da ülkemizin kalkınma hamlesinin başlattığı dönemler ve hızla yükselen ekonomide güçlü ülke konumuna ulaşılması, kendi silahını, teknolojisini üretmeye başlayan Türkiye Avrupa ya karşı korku salan ülke olmaya başladığı andan itibaren kendi oyun kuralları ile oyun oynayan, oynatanların gerçek yüzü 15 Temmuz sonrası ortaya çıkmıştır. Buna Körebe Oyunu Bitti de diyebiliriz.
Gözlerim Kapalı Vazifemi Yaparım tiyatro eseri misali sadık ve masum, büyüklerine saygılı, siyasetin düzeyli yapılmasının alt yapısını oluşturan ülke vatandaşları artık Ebe değil, bu oyunun içinde olan hiç değil.
Bu yüzdendir ki bu büyük oyunun içine çekilmek istenilen ülkemiz kardeşlik, birlik ve beraberlik duygusunu en üst seviyede tutan anlayışı oyun bozmak isteyenleri de şaşırtmaktadır. Geçmişte IMF’den tutunda Ekonomimizin bozulması için en ilginç olmaz işleri ülke ekonomimize angaje etmeye çalışan batı ve diğer oyun kurucular 15 Temmuz sonrası millet olarak ortaya koyduğumuz kararlılığımız karşısında korkuya kapılmışlardır. Hainleri biliyoruz. Hainlerle işbirliği içinde olanları da. Hatta ülkemizin en önemli bilgilerini satan, o hainler ve onların iş birliği uzantısı terör örgütleri bugün güçlenen ve bir arada bulunmamızın dayanağı tüm duygularımızı yıkmanın, yok etmenin peşindeler.
Bölünmeyeceğiz, inadına büyüyeceğiz. Canımız yanıyor, acılarımız çoğalıyor. Ve biliyoruz ki şimdiye kadar kendi oyun kurallarını uygulayan Avrupa aynı oyun kurucu görevini sürdürme derdinde. Buna millet olarak karşı olduğumuzu artık yüksek sesle dile getiriyoruz. Bir ölür bin diriliriz değil binlerce ölür milyonlarca çoğalırız.