İnsanları ve dev büyük kitleleri bir arada tutan Din’ndir. Hiçbir güç ve hiçbir mana bu güce erişmesi mümkün değildir. Yıkıntılar, yalnızlıklar, yok olma anları, savaşlar, huzur anları, yaşamın rutin detayları ve hayat boyunca içinde bulunduğumuz tüm zamanın için de Din hep toparlayıcı olmuştur, doğrularının gölgesinde buluşulmuştur. Böylesine büyük birleştirici gücün ve ifadelerin ötesinde farklı duygu ve arayışlar içerisinde bulunanlar maalesef yanlışlar denizinde boğulmaktadır. Din’in bu büyük birleştirici gücünü yanıltarak, saptırarak, özünden ayrıştırılmış cümleler kurarak ve başka manalar katarak grup oluşturarak Din’in Birleştirici gölgesi altında bulunanlara tehdit uygulama çabasında bulunması bu gücü bölmek ve zayıflatmaktan başka öte gidemez.
Müslümanların inandığı kitabı Kur’an ve bu güzelliği dünya ya duyurmak için görevlendirilen Hazreti Muhammet (SAV)’tir. Bunların dışında ve yazılmış olanın dışında başka bir görüş, başka bir ifade ve duyguya inanmak Kur’an ve Hazreti Muhammed (SAV)’i de tanımamak anlamına da gelmektedir. Bunun ötesi yoktur. Son budur ve binlerce yıldır da bu son kitap Kur’an islamiyetin, Müslümanlığın yaşam biçimi ve değer yargısı olmuştur. Dün olduğu gibi bugün ve dünya döndükçe Müslümanlar, İslamiyetin gölgesi ve son kitap Kur’an’ın anlattığının ışığında bu büyük güce ve doğrulara dört elle sarılmaktadır.
Kur’an’ı farklılaştırmaya çalışmak, yorumları saptırmak ve sapkınlık anlayışına taşıyarak kendi amaç ve gayesine göre yorumlar yapmak bir zaman sonra iflas etmektedir.
Ve biliyoruz ki Kur’anı çok iyi okuduğunu ifade ederek kendini Mehdi İlan eden milletvekillerine bile tanıklık etti ülkemiz. Hatta hatta Kur’an’ın ifade ettiği cümle ve sözleri kendilerine göre yorumlayarak aktarıp bu yalan ve ifadelerle insanları kandıranlar bilim ve teknolojiyi, iletişimi ve modernizasyonu yakın takip edenler gerçekleri geçte olsa görmeleri gerçek Kur’an’ın sayfaların da yazılanlara dönüş yapması, doğru insan ve duyguların bir arada bulunduğu büyük gücün gerçek savunucuları ile birlikte olması doğru yolu bulmasına zor da olsa göstermiştir.
Bugün Kur’an da yazılanların dışında ne için yorumlar yapılır ? Elbette ki kandırmak ve kendince bir güç oluşturmak için ! Bu girişim Din’in büyük birleştirici gücünden uzak sadece kendi menfaatine göre yapılan beyhude çabalardır.
Allah’a inanmak, onun kitabı Kur’an ve Kur’an’ın büyük birleştirici gücü için görevlendirdiği Hazreti Peygamberden (SAV) dışında ki tüm gruplar ve oluşumlar tamamen çıkar ilişkileri içerisinde ki sapkınlardır.
Kur’an ve Hazreti Peygamberden ötesi bir duygu, düşünce, ifade, söz yalanın ta kendisidir. Gerçek bu iki kavramdadır. İnanıp inanmamak yine tercih meselesidir. Kur’anı okuyup ve anlayan milyonlarca insan Müslümanlığı seçmeye devam ediyor, Din’ini değiştiriyor. Ve hatırlayın (Jacgues Yues) Kaptan KUSTO (1910-1999) Kaptan Kusto Kur’an’a hayran olması Ve Müslümanlığı seçmesi Aden Körfezi ile Kızıldenizin birleştiği Mendeb Boğazt’nda, Kızıldeniz’ suyu ile Hint Okyanusu suyunun birbirine karışmamasının Kur’an da yazılması sonrasında bu kararı vermiştir. Doğru Kur’an da. Bu yüzdendir ki kitabı devşirmek, basitleştirmek, kendine göre yorumlar yaparak mürit toplayarak kendi çıkarlarına göre kazanca dönüştürmenin tek bir amacı vardır, rahat ve lüks bir yaşam sürmektir. Yani kısacası Kur’an ve Hazreti peygamberden ötesi her şey yalandır.