Ülkemiz de Anadolu ruhunu yaşayan herkesin içinde küçük de olsa kalmış olan örf ananenin kırıntıları dahi Avrupa’ya insanlık dersi verecek büyüklükte ve yürekliliktedir. Ülkemiz sınırları içerisinde yaşayan her bir birey, sahip olduğu kültür birliği ve örf ananelilerin kendinde yasalaştırdığı kimi davranışlar vardır ki bunlardan en önemlisi yetiştiği toplumun en önemli saygın değeri olan Merhamet ilk sırada gelmektedir.
Dilencilerin bu yolu kolay geçim yolu yaptığını bile bile yine merhamet eder, o sadakayı onlara veririz. Aç olana yemek, açıkta olana ev. Haç vazivesini yerine getirmiş olan vatandaşlarımızın oraları gezip gördükten sonra ise bu duyguları daha da çok yüksek hissetmektedir.
Önceki gün İspanya da sığınmacıların şehir merkezine kadar gelmiş olmaları ülkede büyük rahatsızlık verdiği ve aşağılandıkları görüntülerini önceki gün izleyerek tanıklık ettik. Göç dalgası ile bir şekilde bu ülkeye giriş yapmış olan Arap ve uzak doğu ülkesi vatandaşlarına kuşlara yem atar gibi, attıkları bozuk paralar ve ekmek kırıntılarına sığınmacıların onları almak için giriştikleri yarış ve görüntü içimizi cızlattı. Hayvana bile böyle davranmayan Avrupa ve onun sınırlarında bulunan ülkelerden İspanya maalesef insanlıktan nasibini almamış mahlukatlar olduklarını göstermiştir.
Kuş’a köpeğe, kediye bile yem, yemek verirken biz Anadolu ruhunu içinde taşıyanlar, onları severek ve korkmamalarını sağlayarak uzanmak istediklerine yardımcı oluruz. Maalesef izlenen görüntüler insanlık dışı ve alay ederek, çayını yudumlayanlar kahkahalar ile yaptıkları bu hareketi oyuna çevirmekten, alay etmekten utanmayarak sürdürdükleri çirkin davranış Dünya da büyük tepki topladı.
Bugün milyonları bulan ülke sınırlarımızda ki sığınmacılara insan olarak, Türk, örf ve ananesinin en önemli vasfı duruşuyla yani Merhamet ve sağ duyu anlayışı ile sahip çıkarak Dünya ya hem insanlık dersi vermekteyiz, hem de insanlık nasıl olur muş onu göstermekteyiz.
Evet bu göç dalgasında en çok etkilenen ülkemiz olmuştur. Avrupa bana gelmesin de kime giderse gitsin mantığı ile hareket ettiğini biliyoruz. Bu durum merhamet ve acıma gibi duyguların yok olduğu Avrupa nın insanlıkla da alakasının kalmadığına bu yapılan davranışlarla birebir bir kez daha görmüş olduk.
Hatırlayın 1970’li yıllarda kardeş kardeşi kırdığı yıllarda ülkemize turist pek gelmezdi. Gelenleri de el üstünde tutar onlara bakar, yıkar, temizler üstüne para bile almadan salar gönderirdik. Bu bizim misafirperverliğimizin, adamlığımızın ve aldığımız örf ananenin bir tezahürüydü. Bugün bu hissiyatın azaldığı söyleniyor olsa da Türkiye toprakları içerisinde yaşayan ve Anadolu ruhunu atasından, gelecek kuşağa taşıma gayretinde olan bizler bu ağırlamalar, ikramlar ile bir çok dünya ülkesine insanlık dersi vermeyi yine sürdürmekteyiz.
Sınırlarımızda ki bir çok ülke ziyaretleri gerçekleştiren ülke insanımız Arap ülkelerinde ki son fotoğrafı gördükten sonra Türkiye Cumhuriyetinin ne kadar da büyük olduğunu bir kez daha farkına vardığını düşünüyorum. Ülke insanımız muhtaç olmuş dahi olsa köpeğe atılan ekmek misali yere fırlatılan hiçbir ne yiyeceği almıştır, ne de atılan sadakayı cebine koymuştur. Aç isek açlığı yaşayarak tokluğa ulaşmayı başardık. Bugün Türkiye’de Arap ülkelerinden kopup sınırlarımıza dayananları gördükten sonra hem bu ülke vatandaşı olmanın gururunu yaşıyoruz, hem de refah ve huzur için de sürdürdüğümüz yaşamın kıymetini değerini daha iyi hissediyor ve biliyoruz. Bu küçük değerlendirmeyi bile yapmak istemeyen anlayış bölücüdür, teröristtir, haindir, ülkesine ihanet edendir.