Güzel Oluk Mahallesi’nden bir vatandaş. Evli iki çocuk babası. Sıva ve boya işleri ile uğraşır. Kayınçı mağduru. Kala kalmış sokakta. Durumları geldikleri ilde iyi durumdayken Antalya da atılan akraba kazığı ile ortada kalmış. Eli iş tutuyor. Ancak yeni yeni ayağa kalkmaya çalışıyor. 3-5 iş çıktıkça durumu düzeltmeye, hem ev kirası, hem çocukların bakımı ve hem de evin ihtiyaçlarını karşılamak için çırpınıp duruyor. Eşi de evlere temizliğe gitmeye başlar ancak iş ha dediğin zaman gelmez. Ay başı çabuk geliyor. Haliyle çocukların ayakkabısı, kışın ortasında sırtlarını sıcak tutacak mevzuları çözebilmek için ciddi anlamda katkı ve maddi kaynak gerekiyor. Ee haliyle bağlı oldukları belediye ye talep de bulunur aile babası. Haftalar ve aylar sonrası ev reisine bilgi verilir
-Sen çalışabilirsin. Bu şartlarda yardım da bulunulması söz konusu değil
Hani Turunç masa, ya da bu işi bildik ve tanıdık yol gösterici birimler çözerdi böylesi durumları ?
Evet eli ayağı tutuyor kardeşimizin. Çalışıyor, çırpınıyor, ailesini bir arada tutabilmek için gayret gösteriyor. Aile’nin parçalanmaması için canını dişine takıp çalışıyor ancak bir omuz lazım, sıcak yuva’nın, ateşte tencerenin kaynaması için bir sıcak el gerekiyor.
Muratpaşa Belediyesi’nin bu hizmet ve yardımların kime nasıl yapılacağı noktasında bir kriteri ve çizgisi elbette vardır. Ancak bu kriterlere yakın ve bu kriterlerin dışında özel durumu olanlara sırt dönmesi, umursamaması, bir paket kumanya, bir kucak yakacak odun durumunu göz ardı ederek kapıları bu mağduriyet yaşayan insanların yüzüne kapatması hiç de hoş değil. “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” mantığı anlaşılıyor ki Muratpaşa Belediyesi’nde sadece dillerde bir söylem.
Şimdi bu yaşanmışlıklar üzerine Muratpaşa Belediyesi şu kadar yardım yaptık, bu kadar vatandaşa ulaştık, bunlara ayakkabı, şunlara çorba yemek götürdük diye mevzulara girip istatistiki bilgiler çıkartacak. Doğrudur, yapılmıştır ancak az önce söylediğim gibi böylesine özel durumlarda ki özel insanlara hele hele çocuklarının ayakkabısı olmadığı için okula gönderemeyen anne ve baba’nın durumuna nasıl oluyor da dirsek gösterilebiliyor ? Bu mudur sosyal belediyecilik ? Hani sosyallik, hani yere göğe sığdırılamayan sol cenah duruşlar ?
Bu yaşananlar asla küçük bir sineğin çorbada ki durumu değildir. Burada bir aile ve felaketi mutluluğa ve sıcak bir ortama çevirmeye çalışan anne baba’nın çocukları için verdiği mücadele var.
Sen misin bu desteği sağ duyuyu göstermeyen bu şehrin Büyük ağabeyi var, Büyükşehir Belediyesi var. Çalar kapısını öper ellerinden anlatır durumunu bir güzel sağ duyu ile karşılanır bu ailenin durumu. Çocuklarını ayakkabısı olmadığı için okula gönderemeyen aile gider çalar Konyaaltı Belediyesinin kapısını çocuklara bir güzel mont ayakkabı ve eşofman çözer bu işi. Okul servisinden indirilen çocukların sorununu da Milli Eğitim Müdürlüğü çözer.
Yani durum uçurum kenarında bir mevzu. Ancak kendi mahallesi ve ilçesinde ki böylesine ihtiyaç krizine girmiş KOMŞUSUNa Muratpaşa Belediyesi böyle yapıyorsa bu ve buna benzerlerine nasıl dirsek gösteriyor, nasıl kapıları yüzüne kapatıyordur kim bilir. Uzanan el senin olmadıktan sonra ister masan kırmızı olsun, ister turunç. Renk, ırk, durum ayrımı yapmadan hizmet ediliyor mevzusu anlaşılıyor ki muratpaşa da sadece bültenlerde iki kare fotoğraf ve iki satırla göz boyama durumları olduğu ortaya çıkmaktadır.