Sözlük anlamı,
-Iffet, Şan Ve Şeref, Haysiyet Kadın ve Erkeğin Dürüstlüğü, Izzet ve Şerefi, Kanun ve Kurallar !...
Yaşadığımız topraklar üzerin de yüz yıllardır süre gelen örf ananelerimiz, gelenek ve göreneklerimizin tanımında en önde duran ve yaşantılarımıza yol olan, yön veren, yaşam duruşumuzun bir ifadesidir NAMUS…
Rutin yaşantınız da aklınıza ne gelirse, nasıl bir davranış içerisinde bulunursanız bulunun çoğu zaman Namus Kavramının Kırmızı Işığında mutlaka durursunuz. Ya bir güç gösterisinde, ya bir ahlaksızlıkla karşılaşma durumunda, ya da yanlış bir adımda uçurumun kenarında bu kırmızı ışık yanar söner…
Namus kavramı, anlayışı, göreceli bir durum da gösterir kimi zaman insanlar arasında. AR damarı çatlamış, AR cümlesi ve anlayışından uzakların daha çok umursamadığı kavramdır Namus !
Namus her toplum da olduğu gibi, ülkemizde de hassasiyet sınırları bir zar kalınlığında ve narinliğindedir. Sözünü ettiğimiz Bu Zar Duvarının hemen karşısında ayna gibi görürsünüz her şeyi. Yani Namussuzluk yapan, iffet, şan ve şeref, haysiyet konusu ve hatta hatta şerefi kanun ve kurallar mevzusu. Kanun ve Kurallar dediğimiz nokta da ülkemizde ki yasa, kanun uygulamaları bu Namussuzluk yapan anlayışın tam da tepesinde durduğu nokta vatandaşın da istediği, karşılığının verilmesi gerektiği düşüncesidir.
Her kim namussuzluk yapıyorsa, her kim bu ülkenin namusu ve şerefiyle oynamaya kalkışmışsa, her kim bu ülkeyi 3 kuruşa satma, ihanet etme çemberinde bulunmuşsa Namussuzdur, haysiyetsizdir…
Namusuyla çalışan, dişinden tırnağından arttırarak yatırım yapmaya çalışan, 25 yıllık emeğinin karşılığı bir maaş ile onuruyla yaşamaya çalışan milletimizin tüm bireyleri işte bu namussuzlara kan kusmakta, öfkelenmektedir. Bu namussuz anlayışta olanlar 3-5 yıl da general, 2-3 yıl da genel müdür, 1-2 yıl da bankalarda binlerce dolar, milyonlarca dövize sahip olmuş olanlardır. Yani namussuzluk yapmışlar bir bir ortaya çıkıyor. Apoletleri sökülenleri o hainleri hiç konuşmuyorum, dile getirmiyorum bile. O namussuzları artık bu millet kim olduğunu biliyor. Bir de namuslu duruş sergileyip de ülkeyi terk eden ve namussuzların kucağına oturanlar var. Hani namusunla yazıp çiziyordun ? Hani herkesin hakkını savunan ve kanun kurallara uymanın gerekliliğini söyleyendin ?
Namus kavramının Yandığı Kırmızı Işık ta geçip geçmemek senin elindedir. Bu tıpkı trafikte yanan kırmızı ışığa rağmen kuralları ihlal etmeye ve ceza yemeye benzer. 15 Temmuz sonrası her kim bu ülkenin namusu ile oynamaya kalkmışsa, bu milleti kandırmış ve yanıltmaya çalışarak kendilerine menfaat sağlamışlar varsa hiç biri Namus Kırmızı Işığına aldırış etmemişlerdir. Şimdi cezaları veriliyor, cezalarını çekiyorlar. Kimisi gurbetlik çekiyor, kimisi hasret çekiyor, kimisi yine bu güzel ülkemize aynı oyunları ve çıkarları elde etmek için geri gelmeyi bekliyor. Kin besleyenin de, ülkeyi satıp gidenin de, din adı altında milleti kandırarak ordu kuranları da Namus’un tanımını iyi okuması gerektiği, Namus’un ne olup olmadığını iyi öğrenmesi gerektiğini belirtmek isterim. 15 Temmuz gecesi Türk Milleti Namus’un tanımını işte o gece yapmıştır. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az…