Anne baba olarak çocuklarımızın sağlıklı bir hayat sürebilmesi için yaşamın inişli çıkışlı yollarının nerede başladığını nerede soluklanacak, nerede koşulacağı ve hangi kulvarda bulunmanın doğru olacağını sık sık hatırlatmaktayız. Okul da çalan zil sonrası eve geliş mesafesi ve dakikasının yakın takibindeyizdir. Kütüphaneye gidilmişse dönüş saatinin hava kararmadan olması konusunda sık sık uyarımızı yapmışızdır. Konuştuğu arkadaşlarını ve gittiği yerlerin yakın izleyenleriyizdir. Yani bir nebze buna Evlat Nöbeti de diyebiliriz. Nöbet de olma duygusu taa ki eline işini, koltuğun altına ekmeğini alana kadar bu hassasiyet sürer. Aslında hayat boyu bu hissiyatta olan anne ve babalar için nöbet hep devam eder.
Bugün Meydanlarda Ülke olarak, Millet olarak Demokrasi Nöbeti adı altında Darbe kalkışımında bulunanlara tepki olarak bu vazifeyi bir kez daha meydanlara taşımamız hiç de yabancı olmadığımız bir davranıştır.
Ülkemizin, bayrağımızın ve vatan toprağının tehlikede olması noktasında ortaya çıkan tablo karşısında ki sağ duyumuz bizim tecrübeli olduğumuz bir konuda yan yana gelişimizin fotoğrafını çekmiştir.
Nasıl ki evladımızı, eşimizi, kardeşimizi, sevdiklerimizi koruma ve kollama adına hayatın zor ve bir o kadar da çetin yollarında maneviyatımızı en üst seviyeye çıkartmışsak ülkemize yapılan saldırılara karşı bu sağ duyuyu top yekün ortaya koymak hiç de zor gelmemiştir. Yaşadığımız bu süreçte hiç de yabancı olmadığımız Nöbet’te olma, Nöbete kalkma, Nöbete gitme bizim anlayışımız da mutluluk, coşku bayram yeridir.
Bu yüzdendir ki tam 11 gündür meydanlarda ülkemizin huzuru ve mutluluğuna kastetmişlere karşı Demokrasi Nöbeti adı altında sabahlara kadar çoluk çocuk top yekün adeta Çapraz Duruş gibi nöbetlere koşarak gelmekteyiz, nöbet yerlerimizi Namus Yeri belleyerek beklemekteyiz.
Şimdi bu heyecan ve gurur veren kareyi şölene çevirmeye başlıyoruz. Demokrasi Nöbetini şölene dönüştürüyoruz. Tarih Fransızların bir küçük topluluğun cezaevine doğru yürüyüşünü Fransız Devrimi olarak ballandıra ballandıra anlatıp bununla gurur duyulması için algı yaratmışlardı. Buna karşılık 15 Temmuz 2016 Darbe girişimine karşı 79 milyon olarak bunların üzerine yürüyüşümüz Devrim’in ta kendisidir, Demokrasinin ta kendisidir, Özgürlüğün ta kendisidir. Avrupa kendi egosunu tatmin etmek Türkiye’nin büyük adımları ve dev yatırımları karşısında ezilmemek için minik zaferleri sinema perdesinde, çizgi film ve belgesel kanallarında devleştirmeye çalıştığını çok iyi bilmekteyiz.
Türkiye olarak, Büyük Türkiye Cumhuriyeti Dünya’nın en güçlü, en bereketli, en zengin ülkesidir. Her şeyden önemlisi bizim tarihimiz ve geçmişimiz hiçbir zenginlik, yer altı yer üstü hazineleriyle ölçülemez. Bu yüzdendir ki yüzlerce yıl bu topraklar üzerinde hüküm sürmüş olan Anadolu insanı Bayrağı için, vatanı için, çocuklarının geleceği için ölene kadar Nöbettedir, Nöbete devam etmektedir. Bu anlayışı sağ duyu bellemiş her düşüncü ve farklı siyasi parti temsilcileri Cumhuriyet Meydanında Cumhur’a Cumhuriyetin temellerine sahip çıkmak için el ele, kol kola, omuz omuza olacak… Ne güzel ne güzel.