Paçacı Şemsi Antalya’nın nimetinden, değerinden, müşterisinden, kazandıklarını yatırıma dönüştürüp daha sonra bu bereketli akışı hızlandırmak için şubeler açmış. Başladığı konsept ve hizmet anlayışında her geçen gün gerileme, hizmette zafiyet, yola çıktığı anlayış da da farklı uygulamalar söz konusu olduğuna tanıklık ettik
Kendilerine bu durumu izah etmek için ulaşmaya çalıştıysam da başarılı olamadım. Yazdıklarımın aynısını kendileriyle, kurumsal yönetici ve sahipleriyle paylaşmayı çok arzu etmiştim. Ancak olmadı.
Ramazan’ın son günü. 77 yaşında orucunu tutan bir hanımefendi oğlu ile birlikte Konyaaltı şubesine gider. Ezan’ın okunmasına kısa bir süre kalmıştır. Siparişler verilir ve hızlı bir şekilde servis edilecek yiyecek istenir. Ezan okunur, Çorbayı içer 77 yaşında ki hanımefendi büyüğümüz. Birkaç kez hazır ve hızlı servis edileceği düşüncesiyle verilmiş olan sipariş yemek üst üste birkaç kez
-‘Ne zaman getireceksiniz’ uyarıları tam 15 dakika devam eder. Artık siparişten umudunu kesmiş olan müşteri haklı olarak ilgiliyi arar ve iri yapılı bir beyefendiye durumu izah eder. Ancak anlamaz.
-Bu saatten sonra yemek mi yenir’ diye müşteri haklı olarak tepkisini dile getirmeyi sürdürünce karşıdan verilen cevap aynen şöyledir
-Yemezsen yeme
Tam 18 saat iki tabak yemek yiyebilmek için o anı bekleyen kadın maalesef bu gelişmelerden sonra yemeğini yiyemeden kalkar gider. Üstelik çalışan tüm personelin hışımına uğrayarak oradan uzaklaşmak zorunda kalınır.
İşte Paçacı Şemsi yönetici ve kurumsal sorumlu ve iş sahipleri. Her kime bıraktıysanız, devrettiyseniz Konyaaltı Şubesini maalesef çorbanın da yemeğin de tadı kaçmış bir vaziyettedir. “Müşteri Her zaman Haklıdır” sağ duyusundan eser kalmamış bir iş yönetim anlayışı, “Müşteri Veli Nimettir”, düsturundan da uzak bir hizmet anlayışı Paçacı Şemsi markasını Konyaaltı Şubesinde yerle bir etmiştir.
Öncelikle çalışanlarını iyi bir eğitimden geçirmesi ve hele hele Bodyguard tarzı personele çeki düzen vermesi gerekiyor.
Külhanbeylikle, korumalık yapar tarzı müşterinin üzerine yürüyen garsonlarla bu iş olmaz. Antalya’da bir dönem Sampi adı altında bizim oraların ünlü pidesinin ikram edildiği Markaya dönüşmüş bir iş yeri vardı. Bugün hala daha o kavşağın adı Sampi Kavşağı ile anılır ve yön gösterilir. İşte Sampi’de Marka’yı paraya çevirmek isteyince işin başında ki esas sahipleri işten ayrılınca sonu Antalya da nice oldu. Bir ara ÖzdilekAVM’de görülmüşse de sonu yine hiç iyi olmadı. İşin başında eğer bu işin gerçek kurucuları ve Samsun Pidesini marka yapanları olmayınca yok olup gitti Antalya’dan.. Paçacı Şemsi de aynı yolda ilerlediği görülüyor. Ya markaya sahip çıkarsın ya da kendini bilmez ve iş bilmez müdürleri tırnaklarınla yarattığın bir markayı işbilmezlerin eline teslim edersen senin de sonun Antalya da bir dönem bulunmuş olan Sampi gibi olur.
Yok arkadaş bana bir şey olmaz dersen, düşmez kalkmaz bir Allah… Elin tutarken, biraz da sermayen varsa bu işin düzeltilmesi yoluna gitmen en doğrusu olacaktır Paçacı Şemsi. Yoksa bu müşteri senin paçandan aşağı bir çeker nerde yanlış yaptığını durur düşünürsün.