CHP Genel Başkanı sayın Deniz Baykal pısırmayın, pısırık durmayın diye vatandaşlara referandum ve yeni anayasa ile sistemin onay konusunda açıklamalarda bulundu. Oysa 15 yıl’ı aşkın süredir hiç kimse pısırmadan, pısırık duruş sergilemeden sandığa gitti, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinden, Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesine kadar herkes sandığa pısırmadan gitti oyunu attı. Ve öncesinde, ve de sonrasında ki tüm yerel ve genel seçimlerde de pısırmadan çeşitli düşünce ve siyasi anlayıştaki vatandaşlar görevini yaptı. Şimdi bir referandum daha var. Yani 80 milyon vatandaşın seçmen olan kısmı neyi isteyip istemediğini pısırmadan kararını verecek. Yani sadece 550 kişiye sorulmayacak. Zaman zaman 550 kişi bizim adımıza doğru kararlar verse de hepsi bazen çok doğru kararlar alınamadığı da oluyor. Şimdi doğruyu da yanlışı da milyonlarca vatandaşın kararına sunuluyor. Doğrusu da bu. Mecliste 550 temsilciye değil oraya gönderenlere sorulacak. Vatandaş pısırmadan, bir kez daha sandığa gidecek.
‘Pısırama’ açıklaması üzerine konuyu böyle ele aldıktan sonra bir de ‘Isırma’ konusu var. Eski’yi hortlatma, eskiden yaptıkları gibi istedikleri şekilde yayınlarla ve yazılı basında manşetler atarak ülkenin nasıl yönetilmesi gerektiği ve kimin gönderilip, kimin getirileceği konusunda işgüzar yayıncılık yapanlar ‘Isırma’ moduna girdikleri görülmektedir.
Daha önceki yazılarımda da ele aldım, yine söylüyorum TV’lerin kimi yayın yapan sabah ve akşam kimi sunucular 30-40 bin (60-70 bin TL) dolar maaşlar kazananlar verilen bir komut ile saldırıya geçenler işte bunlar ‘Isırma’ anlayışında olanlardır. Dişlerini gösterirler, kimisi ağzını daha çok açarak, abartarak bunu yapar, kimisi de alay eder, ti vaziyette ülkenin içinde bulunduğu kurtuluş mücadelesi mevzularını basite alarak hiç düşünmeden konuşur.
Millet ne göbeğini kaşıyandır, Ne elmayı soydum başucuma koydum oyununun bir parçasıdır. Millet şanlı millet olduğunu 15 Temmuz günü göstermiştir. Ülkenin kimler, nasıl yönettiği nasıl manşetler atarak ve yorumlar yapılarak hükümetlerin el değiştirildiğini, ülkenin huzurunu bozmaya yönelik nasıl bir tezgah ve dış güçlerle oyun içerisinde bulunulduğunu çok iyi gördü.
Ben şimdi bunları dile getiriyorum kötü olurum, ama 15 Temmuz günü duruşunu göstermeyip ya da gerçek yüzlerini gördüklerimiz helva, şeker yemeleri gerekenler oldukları beyan edilerek ajitasyon söylemleri ile haklı oldukları savunulmaya çalışılır. Sözüm tüm bunları inkar edecekleredir . Vatan savunmasına geçin. Vatanı düşünün, bayrağımızın gölgesinde yaşadığımız bu güçlü devletin nasıl güçsüzleştirilmeye çalışıldığını düşünün.