Ülkemiz de artık siyaset ve siyasetin rutin anlayışı yerle bir oldu. Partilerin sabit fikir anlayışı ve ‘Vazgeçilmez iç tüzük ve yasaları’ kimilerine göre artık kabul görmemekte. Bakıyorsunuz koyu bir milliyetçi anlayışa sahip vatandaş, parti üyesi bir anda sosyalist bir parti de ya da, sol görüşlü bir partiye düşüncelerinin daha yakın olduğunu görerek o partinin görüşlerini savunan ve o partiye oyunu atan seçmen oluyor.
Diğer taraftan radikal bir partiye oy vermiş olan bir vatandaş ve meclis üyesi bakıyorsunuz partisini bırakıp daha ılımlı politika izleyen başka bir partiye oy verebiliyor. Artık takım tutar gibi parti düşüncelerini savunuyor olma günleri geride kalmıştır. Sen eski solcusun, sen eski sağcısın, sen eski muhafazakardın, sen ondan bundan şundan Deden şucusun gibi görüşler tarih olmuştur. Bugün artık hizmeti kim veriyorsa, ülkeyi kim iyi yönetiyorsa hiç acımadan, canın yanmadan, vicdan muhasebesi yapmadan gidip oy’unu hizmetleri ve çalışmaları doğru gelen partiye atıyorsun. Bunu kabullenmek istemeyen anlayış, kendini düzeltemediği gibi hatalar zincirine yenisini de eklemiş oluyor. Kapısını sadece ‘Benden olan bana gelsin’ duygusuna açık tutarsa işte o zaman mevcut üyelerini de kaybeder, açık kapıdan içeri de kimse girmez.
Bugün AK Parti kadrolarında ülkenin ve yaşadığımız bölgede daha iyi hizmetin vatandaşa ulaşması için bilgi ve birikimlerini deneyimlerini, tecrübelerini sunmak adına binlerce beyin insanı ve proje adamı mevcut. Tüm bu beyin takımı geçmiş tarihlerde başka partilerde bu üretimlerini sürdürmüş ve ülkeye faydalı olacak projeleri ve fikirleri öne koymuşlardır. Ancak görmüşler ki bir zaman sonra artık bulundukları ve savundukları parti artık hizmet veremeyecek ve proje üretemeyecek, vatandaşın beklentisine cevap veremeyecek, işte o zaman sağ duyu ile kararını verip kendince doğru tercihi yapmaya yönelmektedir.
Antalya da bugün aynı anlayışla partilerinin hizmet performansı, çalışma temposu, varoluş nedeni, hizmetin vatandaşa ulaşıp ulaştırılmaması noktasında yetersizlikler partilerden kopuşlar ve doğruya yönelişleri beraberinde getirmiştir.
Ben Ezelden Beri Hür Doğdum Hür Yaşarım… Öyleyse Ben ezelden beri doğduğumdan beri X partinin düşüncesini taşıyorum diyor olmak sadece takım tutan fanatik taraftardan öte geçemeyecek duygudur. Hizmet nerde daha çok varsa, hizmet vatandaşana daha çok nerde hızlı bir şekilde ülke menfaatleri yönünde yapılıyorsa elbette ki orada bulunmak en doğru adımdır. “Yoksa saha da oynayan başka tribünde olan ve bağırım çağıran konuşanlar ise hep aynı kişiler olur”