Büyükşehir Belediyesi eski CHP’li Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, 5 yıl boyunca yaptığı tek şey, lay lay lom konserlerinde sahneye çıkıp el sallamak, sahne ışıkları altında partililerine selam vermek, hoppala zıplamalı organizasyonlarda dans etmek, kol kola şarkılar söylemekle geçti.
Akaydın son olarak Belediye önüne kurdurduğu sahne ile taraftarlarına son kez seslendi. Umarım son kez olur. Çünkü Akaydın’ı Bu şehrin yönetim sahnesinde artık Antalyalılar bir daha karşılarına dahi çıkmasını istememektedir. Akaydın’ın sahneye çıkma ve sahnede bulunma hırsı aslında bir talimatın sonucudur.
Son ana kadar sahne de kalması için sürekli verilen talimat ile Akaydın vazgeçemediği ve hala kabullenemediği yenilginin propagandasını yanlış yönlendirme ve insanları galyana getirmek istemesi Antalyalıları ikiye bölen anlayış olmuştur.
Hatırlayın Menderes Türel’in seçimi kaybettiği zaman Belediye binası önünden nasıl ayrılmıştı. Sessiz ve sakince. Hatta sahnelere çıkmadan, milleti doldurmadan, galeyana getirmeden uzaklaşmıştı. Akaydın’ın hazımsızlığı sanırım şimdi daha iyi anlaşılmaktadır.
Parti iç barışını bile bozan Mustafa Akaydındır. Gürkut Acar dışında peşinde dolaşan milletvekili de olmamıştır.
Partinin mihenk taşı eski Genel Başkanını bile tanımayan ve ‘cıscıplak’ ve ‘Cıplatırım’ tehditleri ile partisine kafa tutan, Muratpaşa Belediye Başkanlığı aday adaylığı sürecinde aday olacam diye çırpınan onlarca ismi es geçip, karma karışık bir durum yaratıp kaostan Ümit Uysal isminin çıkması sürecini izleyen Akaydın, hırsının kurbanı olduğu gibi bir eğitimcinin nasıl olup olmaması gerektiği konusunda da bir fotoğraf önümüze koydu.
Ben şahsen Profesörlerin eğitim kurumlarında ki duruşu, bilgeliği, üretkenliği ve hatta dünyanın tüm değer ve dengelerine ön yargılı yaklaşmayan, eğitim verdikleri kubbe altında öncelikle iyi bir insan olunması yönünde çalışma yaptığına inanıyorum
Ve bu profesörlerin çoğunu sahnelerde görmezsiniz. Onlar perdenin arkasına ki insanlığa hizmet veren yüce değerler olarak bilinir. Mustafa Akaydın’ın Profesör kimliğini kullanarak bu kimliği öylesine yerlerde sürdürdü ki insanlar şimdi;
-Profesör geliyor’ diye seslenilse arkasına dönüp bakmazlar bile.
Her profesörün sahneleri sevdiğine inanmıyorum. Sahne ışıklarını seven ve aldığı ilmi eğitimi sahnelerin renkli ışıkları altında çürütmek istemeyen Profesörler bugün üniversitelerimiz başta olmak üzere insanlığın hizmetinde görevlerini başarıyla sürdürmeye devam etmektedir.
Antalya artık bu profesör kimlikli siyasetçilerden bıkmıştır. Her profesörün şehir yönetecek diye bir kaidesi de yoktur. Antalya da yıllar sonra geriye dönüp 2009-2014 yılı belediye başkanlığı dönemi tartışılmak istendiği zaman kalbi duran bir insanın cihazda görünen uzun bir çizgiden başka bir şey hatırlamak istemeyecektir. Antalya sahnelerin son yıldızını belediye binası önünde kurulan çakma organizasyon ile uğurladı. Akaydın son sahnesinde söylediği son cümlelerle tam da kendine yakışanı yaptı.
Öte yandan Büyükşehir Belediye Başkanı olarak göreve başlayacak olan Menderes Türel’i hazmedemeyen kimi STK ve küçük gruplar platformlar oluşturup tepkilerini dile getirme gayretindeler. Sanırım bu gruplar ve platformcular Antalya’nın dışında yaşamakta, trafikte hiç sıkıntı çekmemekte, tramvayı hiç mi hiç kullanmamakta, Konyaaltı’nda denize girmemekte, Alt geçitlerden hiç geçmemekte. Ne komik durum… Yazık bu grup ve platform üyeleri Akaydın’ın Bilboardlarda ki yalan mesajlarının büyüsünde yaşamışlar 5 yıl boyunca.