Hırsıza hırsızlık olayını gerçekleştirmediği sürece hırsız suçlamasında bulunulamaz. Hiç kimse de işlemediği ve yeltenmediği bir ‘Edim’den dolayı da zan altında bırakılamaz. Son günlerde kimi tacizci, pislik ve sapık ruhlu yönetici, personel, hizmetli, bir kurum da görevli her kimse varsa içindeki bu ruh bozukluğunun ortaya çıkmasından önce de bunun bilinmesi mümkün değildir.
Ne zaman ki bu kanı bozuklar harekete geçip işi daha da ileriye götürmeye kalktığı sırada işte bu dayanılmaz durum olayı yaşayanlarca ortaya çıkartılmaktadır. Toplumumuzun değer yargısından kaynaklanan bu gibi konuların dışa vurulması konusu bugünlerde artık bu ağır toplum değer yargısının duvarlarını yıkmıştır. Öğrenci velisine, çalışan bir kadın ilgili masalara, fabrika da, ofiste, her ne kol da çalışılıyorsa çalışanlar artık bu iğrenç mahlukatları bir bir şikayet etmekte, yerin dibine sokmakta. Ve artık çok iyi bilinmektedir ki bunlara maruz kalanlar değil, bunlara yeltenenlerin başı öndedir.
Ortaya çıkan sonuç ve tablo bilinçlenmenin, gücünü yasalardan ve çevre desteğinden alınmasından kaynaklanan durum olmaktadır. Hangi şahsiyetsizin, hangi sapık ve pisliklerin bunu ne zaman, ve hangi fırsatta yapacağı bilinmemektedir. Bu zihniyeti bozuk iğrenç insanların içi işte bu pislik işlere kalkıştığında gerçek yüzü ortaya çıkmaktadır. Kimin ne olduğu, ne olmadığı ne zaman bu iğrenç, sapıkça düşünce adımları atacağı zaman bilinmemektedir. Ancak tüm bu pis düşünceler fiiliyata geçtiğinde ortaya çıkmaktadır.
Eğer ki sapık, tacizci ve pis niyetliler varsa da onlar da adım adım takip edilir, bozuklukları ve yanlış adımlarından dolayı ya görev yeri o iş yeri, kurumda değiştirilir ya da uzaklaştırılır.
Kimi çevreler bu sapık-tacizci-pislik adamların bilerek bu işleri yapması için görevlendirilmiş gibi konuyu saptırarak kamuoyu oluşturmaya çalışması tam bir bilinçsizlik ve toplumu yanlış yönlendirme ve bilinçlendirme çabalarıdır, heyyamcılıktır.
Bu konuda hepimize görev düşmektedir. Bizim de yapacaklarımız noktasında üzerimize düşen, kamuoyuna doğru ve atılması gereken adımın, bu yaşananlar sırasında çizilecek rotanın doğrusunu belirtmektir.
Fevri ve feveranlık yaparak hiç alakası olmayan kesimlere dokunmak, yanından geçmek, haksız yere bu konulara karşı olan değerlere zarar vermek kimseye fayda getirmemektedir. Bu yüzdendir ki gösterilecek tepkinin, açılacak pankartın, yapılacak açıklamaların da adresi bu sapık-tacizci ve pisliklerin iğrençliklerine olmalıdır.
Kurumlar, müesseseler, holdingler ve kimi işyerleri bu iğrençlikleri yapanları ortaya çıkarttığı sürece çalışma huzuru, mutluluğu daha da çok o iş yerinde ve çatı altında artarak devam edecektir.