Sandıktan çıkan sonuç ve millet iradesine sonuna kadar saygı. Kesintisiz ülkenin bekası, huzuru ve kalkınmasında inanılmaz bir tempo ile yol alışı Dünya’yı Avrupa’yı kıskandıracak seviyede seyretti. Özellikle AK Parti kanadın da bu sürat ve tempo devam etmesi beklenen düşüncelerdi. Ancak 13 yıldır seçimden seçime koşan ve her bir seçim de oyunu arttıran AK Parti’nin son girdiği genel seçim sonuçlarında ortaya çıkan tablo partiye özellikle oy vermeyenleri büyük endişeye düşürdüğü dikkat çekti.
Eyvah Şimdi Ne olacak ?... Evet AK Parti’ye karşı oy verenlerin düşüncesi bu. Sokağın sesi ve yaptığı davranışın bir yüz ifadesidir. Muhalefet ve diğer partilerin de düşüncesi böyle oluştuğu açıkça belli. Sokağa çıkan, ve bu soruyu birbirine soran herkes de endişe hakim.
Neden?
Çünkü AK Parti iktidarı özellikle vatandaşın refahı için ortaya koyduğu finans yöneticiliği, ekonomide ki tutarlılık ve kararlılık, kurum ve kuruluşların dizaynı sağlıktan, sosyo ekonomik yapıya kadar herkesimde herkesin mutluluğuna ivme kazandırmıştır. Bu gerçek heyecana kapılan, günlük popülist yaklaşımlarla vatandaşın aklını karıştıranların açıklamalarınca önü kesilmiş ve göz kararması basiret bağlanması yaşatmıştır.
Meydanlara itilen gençlerimizin, çok genç yaşta ki lise öğrencilerimizin geçmişte ki Türkiye ve bugünkü Türkiye arasında ki mukayese yapmaları konusu objektif olarak kendilerine sunulmayışı maalesef onların katıldıkları yürüyüşler ve eylemlerde ön saflara sürülüşleri eğlencelik olarak gösterildi. Düdük sesleri, balonlar, boyalı yüzler, kollara vücutlara yapılan figürlerin tümü kandırılmış ve yanıltılmış bir seçmen kısımı oluşturuldu.
Gerçekler anlaşılıyor. Yediden yetmişe herkes endişe içinde. Endişelenmekte herkes haklı. Çünkü son 13 yılını başarılı bir şekilde yöneten iktidarın bugün olmayışı ülkeye nasıl bir zarar getireceği yavaş yavaş görülmeye başlandı. Dışarıda içerde, hava da deniz de kara da, top tüfek, savaş uçağında, kendi gemimiz kendi bilişim sistemimiz… Hepsi ve daha bir çok üretim bir gücün ortaya koyduğu büyüme ve ayaklarımız üzerinde yürümenin hatta koşmanın modeliydi.
Yıllarca kendi tüfeği ile eğitim alamamış Türk Ordusu, yıllarca kendi sistemleri ile uydusu ile denetleme, kontrol mekanizması yürütememiş bir Türkiye’den bugün tüm bunları yapan bir kabiliyete ulaşmış güçlü bir iktidarın sonuçlarıyla kucaklaşmış ülke insanı elbette bugün çıkan sonuç karşısında endişelidir. Esnaf, işletmeci, ihracatçı, ithalatçı, fabrikalar, dev holdingler hepsinde endişe hakim.
En büyük endişe yine 1990-2001 arasını görmüş bir vatandaş olarak bende yüksektir. Bu kez evimi, arabamı ve işimi kaybetmek istemiyorum. Umarım 1 dal sigara için arkadaşının sigara yakmasını bekleyen günler, ya da bir tas çorba için lokantaya giren iki arkadaşın birbirinin yüzüne bakarak hesabı kimin ödeyeceğinin beklendiği günler yeniden geri gelmez. Umarım paradan para kazananlar, banka batırmak için yeni fırsatlar kollayanlar, talancılar, ülke menfaatlerini hiçe sayan faizciler ve hortumcular yeniden ortaya çıkmaz. Bunun için istikrar ve yeniden tek parti iktidarı kaçınılmazdır. Gelecek günlerde ülkenin yönetim senaryoları için siyaset mekanizmasının söz sahibi parti ve isimler nasıl bir rol üstlenecek hep birlikte göreceğiz.