Son genel seçimlerde AK Parti’nin tek başına iktidarı mümkün olmadı. Seçmen’in bir mesajı vardı alındı. Buna göre AK Parti hep seçim beyannamesi hazırladı, hem de sokağın sesine kulak verdi. Yapılan anketler, değerlendirmeler ve yorumlarda AK Parti’nin tek başına iktidar olmayı gerektiren konular da seçmenin yine doğruya dönüşüne tanıklık ettiğini görüyoruz. CHP bir taraftan aynı nakaratı yani, “Ceğiz” ‘Cağız” ağızları ile bildik miting konuşmaları yapmakta. MHP ise bir varım bir yokum, elma dersen çıkarım, armut dersen çıkmam oyunu oynar gibi. Kararlılık ve tutarlılık da iki ileri bir geri misali. Seçime daha 25 gün var umarım bir an önce tabanın gerçek beklentilerinin yansıtıldığı bir MHP tam ve beklenen doğru açıklamaları yineler ve yapabilir.
Bu durum da AK Parti’nin 1 Kasım seçimleri öncesi yapmayı düşündüğü ve yapacağını belirttiği beyanatı vatandaşı memnun eden tarafı oldukça çok. Son 13 yıldır yapılan hizmetlerin hiç biri artık dillerde değil. Kendini hizmet partisi olarak ortaya koymuş olan AK Parti için şimdi yapılacak olanlar ifade ediliyor. Yapılanlar hayırlı olsun. O dün de kaldı. Şimdi yarına daha bir umutlu ve heyecanla bakılan bir Türkiye politika anlayışı hakim.
Öte yandan Suriyeden kaçıp sınırımıza dayanan insanlara insanca yaptığımız davranış Avrupa da parmakla gösterilen bir organize olmuştur. Suyu, elektriği, banyosu, okulu, televizyon odaları olan bir sığınma kampı. Biz 2 milyon Suriyeliyi ağırlarken Avrupa 200 bin sığınmacı için
-Biz ne yapacağız’ diye saç baş yoluyor.
Tüm bunların yaşanması Türkiye’nin hem Avrupa da ki yeri ve gücü, hem de kimin ne olu olmadığını görme fırsatı yakalamış olmasından dolayı da çok önemlidir. Sığınmacılara bakan, terörle mücadeleyi ince bir bıcak sırtı politika da sürdüren, inadına savaş çıkartmak isteyip de bunu başaramayanlara karşı izlenen rota da doğru adımları atan Türkiye Dünya’ya bir kez daha rüştünü ispat etmiştir. Ekonomisiyle, üretimiyle, dev projeleriyle Dünya’nın büyüyen Çin’i, Japonyasını anımsatan baş döndüren temposuyla göz dağı veren ülke olmuştur. İşte bu yüzden Türkiye’nin omuzlarına çökmeye çalışıyorlar. Ancak bu dakikaya kadar başarılı olamadıkları ve olamayacakları bir kez daha görülmüştür. İşte bu sağ duyu ile hareket ediyor olmanın sağ duyusu seçmenin 1 Kasım da kullanacağı oyların doğru adrese yeniden verilmesi dönüşü güzel günleri beraberinde getirecektir.