O da analar, babalar, aileler, şehit yakınları ve içinde bu acıyı hissederek tepkisini dile getirmek için sokaklara çıkan vatan evlatları… O fotoğraf hep aynıydı. Meydanlara inen, ay yıldızlı bayrağa sarılarak göz yaşı dökenler hep aynıydı. Yani tanıdık ve bildik yüzlerdi. Sağında ki, solundakiler de aynı yüzlerdi. Arkadaşlar, yarenler, vatan evlatları…
Bugün ülkenin huzuru ve bekasının bozulması için elinden geldiğince her küçük bir gelişmeyi kendine mal edip sokaklara çıkan zihniyet, Ayyıldızlı Bayrağa sarılarak göz yaşı döken ne şehit yakınlarının yanında, ne ağlayan anaların yanında göremediklerimizdi. Bu yüzler yeni yüzler. Bu yüzler acıyı içimize gömerken göremediğimiz yüzler, bu yüzler bizim acımızın yüzleri değil bu yüzler birileri tarafından kullanılan ve ülkenin huzurunun bozulması için alanlara sürülen yüzler…
Şehitlerimizi anarken göremediklerimizi bugün meydanlarda elleri taş, sopa, cam çerçeve kırarken görüyoruz. Bu ülkeyi bu kadar sevenler şehit cenazelerinde neredeydiler? Ülke topraklarını terörden silip atmak için canlarını kaybeden askerlerimizin güvenlik güçlerimizin cenazesinde yine bu ülke için canını seve seve verecek gözü yaşlı vatan evlatları vardı. Önceki gün Antalya sokaklarında kimin için, hangi amaca hizmet taş, sopa ile (Güya kendilerini yaptıkları davranışla demokrasinin bir parçası olarak görenler) cam çerçeveyi indirmeyi marifet sayarak ülke topraklarına sahip çıktıklarını düşünenlerdi.
Böyle ülkeye sahip çıkan zihniyeti iyi tanıyoruz. İyi biliyoruz. Çok yakından tanıyoruz. Bu yüzler ülkenin kalkınması, ülkenin bekası ve savunulması, korunmasıyla alakalı olmayan yüzlerdir. Bu yüzler kalleş yüzlerdir. Hain ve art niyetli yüzlerdir. Ortalığı ve meydanları boş sanıp bu çirkin davranışlarda bulunanlar sanmasın ki Antalya sahipsizdir ne de meydanlar. Bu meydanların da, sokaklarında, yolların da sahibi ülkesini, bayrağını, yaşadığı toprakları sevenler gerçek sahipleridir. Onlar sadece sizleri izliyor. Çirkinliklerinizi bir bir not ediyor. Acılarımızın ortak yaşandığı o günlerde bu yüzlerin hiç birisi ne bayrağımızın altında olanlardı, ne de göz yaşımızı silenlerdi. Bugün ucube konuları kendine mal ederek meydanlara inen yüzler bizim gerçek düşüncelerimiz değildir.