Kimi genç arkadaşlarımız birinci ağız diye anlatıp dile getirdikleri konularda sanırım sürekli Kulübü Ziyaret edişlerinden olsa gerek O birinci ağızdan çıkan sözleri haliyle gündeme taşımak zorunda kalıyor.
Şu ayrılık getiren Altınordu Maçına dönelim… Ne demiş Kulüp Başkanı Gültekin Gencer,
-Artık bundan böyle deplasmanda beraberliğe para yok. Prim yok..
Futbol profesyonelce yapılan iştir. Boks’un da profesyonel yapılanı vardır hani. Yani boksör kazandığı zaman ne elde edeceğini bilir. Kaybedince neleri yitireceğini. O yüzden kazanmak için oynar.
Ancak Futbol da biraz durum değişiktir. Puanlar almak hatta 1 puan bile önemlidir kümede kalmak ve düşmek durumunda. Deplasmanda alınan 1 puan altın değerindedir. Bunu alabilmek ve moralli dönmüş olmak da çok önemlidir. Galibiyet için oynarsın ancak yenilmezsin yine de puanla evine dönersin. Bu hem taraftar için hem de ligde ki performansı olumlu etkiler. Gel gelelim Gültekin Gencer Başkan sanırım Antalyaspor Futbol takımının profesyonel bir ligde mücadele verdiğini ve topun peşinde koşup gol atmaya çalışanların da profesyonel olmadığını düşünmüş. Ee öyle düşünmüş olacak ki deplasma’nda beraberliğe prim koymamış. Ee haliyle bu durum öylesine önemli bir karşılaşma da futbolcuları da demoralize eder. Öyle de oldu. Yani takımın o maçta performansını düşüren kulüp başkanı Gültekin Gencer olmuştur. Sonrasında bıdı bıdılar felanlar filanlar. Kendince haklı olduğunu iddia edecek açıklamalar da bulunsa da kazın ayağının hiç de öyle olmadığı ayan beyan ortaya çıkmıştır.
Bakalım şimdi Hami Mandıralı döneminde deplasma’nda beraberliği pirim verilecek mi verilmeyecek mi? Gültekin Gencer sanırız kulüp finans yöneticiliği konusunda bu günlerde zor durumlarda. Öyle ya baksanıza deplasma’nda beraberliğe prim yok diye takım deplasmanda maça çıkarken böyle bir açıklamada bulunuyor. Ne moral ama… Kulüp başkanı futbolcuya takıma galip gelmesi için destekleyeceği ve moral vereceği yerde
-Bu maça prim yok bundan sonra da yok’ açıklamasında bulunuyor
Gelelim Hami Mandıralıya. Sevgili Hami kardeşimle Liseler arası futbol müsabakasında karşı karşıya geldiğimiz yıllardın bugünlere kadar her karşılaşmamız da o günleri yad ederiz. Daha sonra karşılaştığımız her fırsatta bu anıyı yineledik birkaç kez. Endişem Hami Mandıralının alacağı galibiyet ve kaybedilen puanlarda kulüp yönetiminin arkasında ne kadar durup durmayacağıdır. Engin Korukır olmadı gelsin Hami, Hami de olmadı gelsin Abdullah, Recep Ahmet… Olmadı mı sanki? Hatırlayın Özdilek öncesinde ki hallerimizi. Bir sezon da 4 hoca ile kefeni yırtacağız diye ligi tamamladığımız yıllar oldu. Anlattığım bu örneğin olma ihtimali hiç de uzak değil hani.
Şunu bir kez daha hatırlatmak isterim ki Tamamlanacak Yeni stadyum’un Süper Lig Şampiyonluğu ile perçinlenmesi beklentisi şehirde yüksektir. Böylesine devasa ve büyük bir projeyi hayata geçirenlere en güzel hediye de Süper Lige yükselmek olacaktır. Ancak görülüyor ki Gültekin Gencer Başkan hala daha ucuz etin yahnisi durumlarında sezon yaşamaya çalışıyor. Böylesine büyük ve onur, gurur duyulacak bir tesisin tamamlanmasını ancak Şampiyonlukla süslenebilir. Oysa bugün sadece salt bütçeye endeksli bir bakış açısı ile sezon sonu yakalanmaya çalışıldığını görüyoruz.
Ben bu durumda kulüp başkanı olsam, Hava da karada, iç sahada, dışarıda, orda burada nerde ne kadar puan toplarsanız toplayın ‘Aha size para, Aha size açık çek’ derim… Sen bu açıklamayı yap, değil Altınordu Pırlantaorduya bile 5 çekilir beş….