Geçtiğimiz günlerde Büyükşehir eski Belediye Başkanı Hasan Subaşı’nın “Seçim barajı sıfırlandığı takdirde Demokrat Parti Antalya’da yönetime ortak olur.” İddiası kulislerde çokça tartışılmıştı. Sadece muhalif kesimlerde taraftar bulan bu iddianın aslında laf olsun diye ortaya atılmadığı da çok geçmeden ortaya çıktı.
Seçim barajının sıfırlanması en azından 2015 seçimleri için beklenen birşey değil. O zaman tecrübeli politikacı Hasan Subaşı bu iddiayı neden ortaya atmış olabilir? Aslında cevap kulislerde konuşulan dedikodularda gizli:
Öteden beri Demokrat Parti tabanının Antalya’da son derece etkin olduğu söylenir. Doğrudur da. Hasan Subaşı da DP tabanı üzerinde gerçekten çok etkili bir isim. Ve Subaşı her dönem bu etkinliğini kullanmayı istiyor.
Zaten iki kez seçim kaybetmiş olmasına rağmen her seçim döneminde adından söz ettirebiliyor olması da siyasette iddiasının devam ettiğini gösterir. Belli ki Subaşı bu defa da tekliflere açık. Üstelik bu açıklamasıyla üstü kapalı da olsa “DP tabanı Antalya’da güçlü. Ben de o taban üzerinde etkiliyim. Baraj olmasa çok rahat seçilirdim. Bunu dikkate alın” uyarısında bulunuyor.
Çünkü kulislerde teklif gelmese de bu defa bir kenara geçip oturmaya niyetli olmadığı konuşulmaya başlandı bile. Hiç ihtimal vermesem de Hasan Subaşı’nın bağımsız milletvekili adayı olmaya hazırlandığı yakın çevresinde açıkça ve duyulması istenecek kadar yüksek bir tonda dillendiriliyor. “Subaşı, DP tabanından ve değişik partilere dağılmış eski DYP’lilerden yüz bin civarı oy almayı umuyor.” Deniyor.
DP tabanının yakından tanıdığı ve aday olmaya hazırlanan ikinci bir isim de MHP’li Kemal Çelik. 1999 yılında DYP’den Milletvekili seçilen Çelik, daha sonra MHP’den iki kez Büyükşehir Belediye Başkan adayı ve bir kez de Milletvekili adayı oldu. Bu defa ilk üçe gireceği söyleniyor. Kemal Çelik’in de az veya çok DP tabanından oy alabildiğini düşünürsek, alın size ilk rakip.
Üçüncü bir isim de benim iddiam olsun. Siyasetin efsane ismi rahmetli İsmet Gökşen’in küçük oğlu Mehmet Gökşen. Mehmet Gökşen’in aday olmak isteyebileceği zaman zaman konuşulur, beyanları ise bunun tam tersini işaret ederdi. Kendisiyle yaptığım kısa telefon görüşmesi Mehmet Gökşen’in bu defa aday olmaya niyetlendiğini gösteriyor.
Amcasının vefatı vesilesi ile aradığım Gökşen, samimiyetimize güvenerek yönelttiğim “Aday olacak mısın” şeklindeki soruma “Bunları düşünmek için çok erken. Bunu zaman gösterir. Şimdiden aday olurum veya olmam diyemem. Ben olurum, aileden bir başkası olur. Veya olmaz. Bunu bugünden söyleyemem. Benim tek bir gayem olur o da gerçekten memlekete hizmet etmek, ailemi onurlandırmak, sevenlerimizin güvenini boşa çıkartmamak. Yani bunun için bir fırsatım olacaksa, şartlar oluşmuşsa, böyle bir talep varsa, ailem de onay veriyorsa, ben bundan sadece şeref duyarım.” şeklinde cevap verdi.
Mehmet Gökşen tek başına ortaya çıksa yeterince güçlü bir rakip olamaya bilir. Ama ailesinin, ve baba dostlarının desteğini alacak olursa işte o zaman işler değişebilir ve herkes için hafife alınmayacak bir rakibe de dönüşebilir.
Kemal Çelik partisinde güçlü bir konumda. Aday olma konusunda daha avantajlı. Arkasında partisi var. Hasan Subaşı tecrübeli ve daima sahada. Partisi yok. Ama bir kitlesi var. Dezavantajı yaşı. Yani onun için bu belki de son şans.