Taksi duraklarının birleşmesiyle kısa bir süre yaşanan kaos yerine sanırım yavaş yavaş kazanca bıraktı. Sık sık kullandığımız şehir içi ulaşımının vazgeçilmez araçlarından Taksi’ler zaman içerisinde hizmet anlayışını da yenilemesiyle birlikte bir güzel görüntü içerisine girdi. İçinde çürük elmaların da olabileceği, rastlanabileceğini de belirterek çoğunun bu anlayıştan uzak hizmet verdiğini belirtmek isterim.
Hatta hatta artık yabancı dil konusunda dahi kendilerini geliştirdiklerine tanıklık ediyoruz. Sadece Havaalanına ya da oto gar hattına servis yapan taksicilerin değil şehirde ki tüm taksilerin bu yabancı dil konusunda hassasiyet gösterdiğini biliyoruz. 1 değil 2 dil birden mırıldananlar bile var. Tüm bu çağdaşlaşma konusunda ki sürat Avrupalı meslektaşlarına taş çıkartır cinsten. Avrupaya gittiğiniz de yabancı bir lisan ile derdinizi anlatamazsınız burnunuzun dibinde ki otele bile sizi götüremezler. Ancak ülkemize gelen yabancı turistler taksileri kullandıklarında elleriyle koymuş gibi konaklayacakları yere intikal edebiliyorlar. Bu da bizim sürücülerimizin kendini geliştirmesinden, Avrupa’ya ve Dünya ya entegre olmasından kaynaklanan bir durumdur.
Bunun yanın da Antalya da müşterilerin çoğu seçici olduğu düşüncesiyle kullanacakları ve seçecekleri araçların da rahat, konforlu ve bir o kadar da huzur veren bir seyahate uygun olması gerekiyor. Gerekiyor çünkü tercih edilmenin yegane temeli modeli yüksek, rahat bir yolculuk edilmesi ağır basıyor. Bunların yanında bir taksi reklamında araca binen yolcuya neredeyse kahve ikram edilecek seviyeye kadar olayın abartıldığı düşünülmüştü. Ancak hizmette sınır yok.
Müsellim Camii önünden önceki günlerde taksiye bindim. Yol boyunca sürücü kardeşimizle sohbet halindeyiz. Memleket meselelerinden işlerin son durumuna kadar kısa mesafede hızlıca güncel mevzular paylaşıldı, paydaş konularda hem fikir görüşler ortaya koyuldu, çözüm yolları aramızda ele alındı. Varacağımız yere ulaştığımız da yeni bir arkadaşımız daha oldu. Güven veren, sohbetine katlanılır, yol boyunca insanın inesi gelmeyen bu durum Taksici Esnafının da artık eski davranış şekillerinden çok çok uzak olmasından ve kendini yenilemesinden kaynaklanan bir durum olduğudur.
Taksici Esnafının sorunlarını çözen siyasi irade, çözüm noktasında oda olarak üyelerin menfaatleri doğrultusunda çalışan bir başkan ve yönetim, yeniliklere açık, birbirine saygılı ve müşteri alma yarışına girerek bu çirkin davranışı sergilemeyen bir sürücü esnafı, Dünya Kenti, Turizmin Başkenti Antalya’ya yakışan duruşu sergilemesinin güzelliğini yakalamış olduğunu görmek beni şahsen mutlu etmiştir.
Ulaşım adı altında bir dergi çalışmasında yaşlı ve şehrin en eski sürücülerinden büyüğümüzle yaptığımız sohbetimizde şu açıklamayı yapmıştı;
-Yolda olduğumuzu bilen ilçenin Kaymakamı, topluca verilen bir akşam yemeğinde geleceğimizi bildiğinden ‘Şoför arkadaşımız gelmeden sofraya oturmayalım’ diye bir tabir kullandığını öğrendik. Biz şoförlerin bir dönem böyle bir saygınlığı vardı”…. Diye eski şoförlerin ağırlığı ve saygınlığının ne boyutta olduğnu ifade etmişti.
İnanıyorum ki Antalya Taksilciler Odası da bu saygınlıkta ve güven veren kimlikte Türkiye ye örnek, geçmişin izlerini sürdüren güzellikte hizmet vermeye devam edecektir… Ne güzel ne güzel…