Taşlı protestonun kimseye yararı olmadığı gibi Esnafa da büyük zarar veriyor. Kaldı ki şehrin göbeğinde taş ve sopalarla yapılan eylemin amacına ulaşmayacağı da aşikârdır. Atılan taş Dünya şehri Antalya’yı görmeye gelen yerli ve yabancı turiste ve huzur arayan herkesin başına isabet etmektedir. Bu taş baş yarar. Kan akıtır, acı verir, huzur bozar. Kimseye yararı olmaz, yararı da yoktur!...
Eylemin ve verilmek istenen mesajın amacına uygun olarak yerine ulaştırılmasında ki yöntem Antalya da görmek istemediğimiz manzaranın ta kendisidir. Antalya Emniyet güçlerinin büyük bir sağ duyu ile takip ettiği yürüyüş kontrol altında tamamlanmasını sağlaması Turizm ile beslenen şehrin imajının da yara almadan atlatılmasında büyük emeği geçmiştir. Biber gazı, tazyikli su konusu ise küçük bir teferruattır.
Şehrin merkezinde, tam orta yerinde hava da uçuşan taşlar ve huzur bozan havai fişekle protesto esnafı zor durumda bırakmıştır. Esnaf bu tarz da yürüyüş yapanlara karşı tepkili ve öfkelidir. Biten bir yaz döneminin ardından kış sezonunda yaz temposu satışları yakalama çabası içerisinde bulunan iş yeri sahipleri gösterilerin şehrin merkezinde şiddet görüntülerine dönüşmesinden büyük rahatsızlık duymakta. Amacın dışına çıkan gösteri hem esnafı hem de Antalya turizmine zarar veriyor. Bu konuda yapılacak düzenleme ve yeni yürüyüş alanları ve şehrin önemli arterlerinde bu ve buna benzer yürüyüş ve protesto alanlarına yeni çizgiler koyulması en doğrusu olacak. Bu yayınların ve görsellerin çok büyük işmiş gibi servis edilmesi ise ‘Birilerinin amacına ulaştığının tebessümünü’ yüzünde göstereceği de unutulmamalıdır.
Her şeye rağmen, esnafın da vatandaşın ve elbette ki Antalya Emniyet müdürlüğünün değerli birimlerinin büyük bir sağ duyusu ile kaosa dönüşmeden sonlandırılmıştır. Bu eylem tarzı ülkemizin yükselen trendini frenlemek isteyen şer güçlerin ortaya sürdüğü görüntülerdir. Aldanmamak, kanmamak gerekiyor. Tarih tekerrürden ibarettir. Meydanlara sürülen ve gönderilenler daima kullanılanlar olmuştur. Taş atanlar bugün Antalya’nın o sokaklarından geçerek işlerine güçlerine gideceklerdir. Hangi yüzle ve hangi vicdanla…