Futbol ile yatıp kalkmış bir futbol ailesinin bireyiyim. Babam iyi bir teknik direktördü. Annem de babamın futbol ile yoğrulduğu alüvyonda yoğruldu ve o da Türkiye’nin ilk bayan futbol takımının kaptanlığını yaptı. Ağabeyim bir çok profesyonel futbol takımlarında oynadı, ben hem futbol oynadım hem de babam gibi teknik direktörlük yaptım. Yani hayatımızın büyük bir bölümü futbol oluşturdu. Futbolun bizde ki birikimleri daha sonra medyada ve basın sektörün de kendini ortaya koydu. Aşağı futbol, yukarı futbol, futbol ile yatıp kalkan bir aile olduk.
Yani gol sevincini de yenilginin üzüntüsünü de hep birlikte yaşadık. Ancak yaşamak istemediğimiz ve hiç de tadı iyi olmayan terk ediliş ve vazgeçilişlere pek alışamadık. Bizi her seferinde sarsmış ve büyük bir iyi niyetlikle sarıldığımız işin teknik bölümünde ki karşı tarafın tutarsızlıkları moralimizi bozmuştur. Teknik adamların hiçbir zaman kötü bir kadro ve takım oluşturmak istemediği bilinir. Ve daima galibiyete ve başarıya odaklanılmıştır. Ancak futbol üç neticeli bir oyundur. Her türlü sonuca bu işe soyunmuş herkes aklı selim her yönetim hazırlıklı olması gerekiyor. Ancak bazen çok başarılı olduğunuzda da yönetimleri ve başkanları mutlu edemiyor olabiliyorsunuz.
Bu nasıl bir tezatlıktır ki maalesef oluyor. Galip gelirsiniz, takımı şampiyonluğa, play-offlara taşırsınız ama yine de mutlu edemezsiniz. Bu işlerde tek başına başarı elde edemezsiniz. Taraftarından, şehrin ve ilçenin buna inanması ve yönetimin destek vermesi Kulüp Başkanının da sizin arkanızda durması gerekmektedir. Bir de en önemlisi kurduğunuz teknik kadro, yani güvendiğiniz antrenör ve çalıştırıcılar sizin yol arkadaşınızdır.
Eğer ki bu ekmek yesin diye yolunu açtığınız yardımcılarınız sizi yarı yolda bırakıp
-Ben en iyisiyim. O olmadan da bu takımı ben çalıştırırım” diyerek alttan alttan oylum oylum işlerine giriyorsa işte size başarınızın ilgi gösterilmemesinin en büyük nedeni.
Rahmetli Babam Türkiye’nin süper ligi başta olmak üzere çeşitli kategorilerde futbol oynayan ve daha sonra da teknik direktörlük yapan bir çok futbolcusunu yetiştirmiş teknik direktörlüğü takdir gören kariyeri yüksek bir antrenör. Antrenörlük kariyerinde bir çok kez beklenmedik ayrılışları ve vedalarla karşılaştı. Kimi zaman çok üzüldü, ve çoğu zamanda bu üzüntüsünden hasta oldu yataklara düştü. Nihayetinde Türkiye de futbol antrenörlüğü yapmak iyi insanların işi olmadığını gördüm. VE daha sonra Profesyonel Teknik Direktörlük Diplomamı da duvara çaktım yıllarca da orda duruyor.
Ben bu duyguları taşırken Kemerspor 2003’ futbol takımının başarılı teknik adamı Tuğrul Metin’in görevinden ayrıldığını üzülerek öğrendim. Geçen yıl düşme potasından takımı sen al play-off oynat sonra yeni sezon için süper ucuz bütçeli bir takım kur ve ilk üç hafta 9 puan kazan lider olarak dördüncü haftaya gir sonrasında da görevine son verilsin. Tuğrul Metin Antalya da işini iyi yapan, her geçen gün kariyerine kariyer katarak futbol adamı ve teknik direktör olma konusunda sürekli kendini yenileyen ve örnek alınacak bir insan. Böylesine bir güzel başlangıç yapmış ve üç hafta 9 puan toplamış teknik direktör neden el sıkışılıp ayrılık yaşanır? Ben bunun cevabını çok iyi biliyorum. Sizlerde tahmin ediyorsunuzdur. Ne olup bittiği ve nasıl bu duruma geldiğinin cevabını en yakınına bakarak anlamak gerekiyor. Yaşam devam ediyor, ligler devam ediyor. Tuğrul Metin’in bu tecrübeyi yaşaması gelecek sezonlarda yere çok daha sağlam basan anlayışla Türk Futboluna hizmet verecğine inancım tamdır. Yolun açık olsun Tuğrul Metin. Başı önde gezecek olanlar utansın