Dünya üzerinde Türk cümlesi olan ve ayrıca müslüman kimliğine sahip ülkeler yıllardır belirledikleri iç politikalar ve sürdürdükleri dış politikalar ile bugünlere geldi. Kültürlerini yaşattılar. Daha sonra ki yıllarda huzur ve mutluluk bi şekilde savaş ve iç savaşlarla bozuldu. Şimdi bu iç huzuru bozulan tüm ülkeler Türkiye'ye elini uzatmış yardım etmesini bekliyor. Şunu söylemek istemiyoruz ancak yine de mırıldanmadan geçemiyoruz
-Dünya da bir müslüman ülke Türkiye mi kaldı?
Bu arada ülkemiz, önünde Türk cümlesini taşıyan ülkelerin yaşadığı sorunları kendi sorunu gibi görerek o ülkelerin iç konusuna müdahale mi etmeli? Savaş mı açmalı o ülkeye zulüm yapanlara? O zaman Türkiye etrafında ki ateş çemberi ile sarılmış akrep gibi bekleyen tüm ülkelerle savaşa girmesi gerekiyor. O zaman Türkiye'ye kim elini uzatacak? ... Savaşın duygusal söylemlerle işi olmaz. Bosna'da ki gelişmelere ne kadar zamanında müdahale edilebildi ? Politika da siyasette ve hele hele ülke ülkemizin konumu itibariyle böyle bir duygusallık çocukların mahalle arası yaptığı savaş gibi mi olacağı sanılıyor. Bu yüzden sosyal medya da art niyetli paylaşımlar ve yapılan yorumlarda sanırım fazla duygusallık hakim olduğu görülmektedir.
En son bombayı da Ertuğrul Kürkçü yaptı
-Türkiye Yunanistan’a yardım etsin
Yılın Bombası adeta. Ertuğrul Kürkçü söyledi diye Türkiye şimdi Yunanistan’a elini uzatacak. Tamam hadi büyüklüğümüzü yine gösterelim. Eğer ki Yunanistan da AK Parti iktidarı gibi bir anlayışta hükümet olsaydı Ertuğrul Kürkçü aynı ifadeyi kullanabilecek miydi?
Oyun bunlar oyun… Hem de dil oyunu. Bunların şekli ve izlediği yol aynı. Bizim de eski belediye başkanımız vardı Mustafa Akaydın şimdi Mebus oldu onda da aynı bildik dil oyunları vardı. Hala da devam ediyor. Bunların ülke de siyaset yapma anlayışı bu. Nasıl olsa iktidar olamayacaklar dillerine iftira ve ucube mevzuları dolayıp duruyorlar.
Yani sevgili okurlarımız ülke yönetimi ve siyaseti ne üniversite de rektörlük yapmaya benzer, ne de sağlık kuruluşunda genel müdür olmaya benzer… Ülke yönetiminde ki kararlılık ve milletin duygusunu dünya ya gösteriyor olmak sanırım ustaların işi.
‘Bir Dakika’ sözcüğü ve o Davosta toplantı da ki duruş Türkiye’nin yenilir yutulur bir ülke olmadığının ortaya koyulduğu tarih olmuştur. Bu millet ne ustasını unutur, ne de bu ülke için ortaya konulan hizmet ustalarını.