Güneş balçıkla sıvanmıyor..
Gerçekleri yalanlarla saklayamıyorsunuz.
Yalancının mumu yassıya kadar, yanar ve söner ve biter…
İşte karanlığı, tam bu durumda aydınlatır Gerçekler !..
Antalya’nın doğruluk ve dürüstlük denizinde yüzenlerin sayısı azdır.
Dünya’nın gıpta ile baktığı ve yıl da 12 milyon dış ülke ziyaretçisinin geldiği bir şehre ihanet etmek ve hıyanetin içinde bulunarak zarar vermeye kalkışmanın adına cesaret ve erdemlik diyemezsiniz.
Erdemlik şehre katkı, şehre ivme, şehri bir adım daha yukarıya çıkarmakla eş değer olmalıdır. Eser bırakmaktır. Erdemlik duruş olmalıdır, mert olmalı her şeyden önce bu şehirde yaşayanlar. İllegal güçlerin ve denge bozucuların maddi manevi zenginliği ile mertlik yapmaya çalışanlar Bok’a da batar, gırtlağına kadar çamura da…
Her geçen gün ebeveynlerimizin geçmişte ki duruşlarını arar oldu örf ve ananelerimiz. Onların duruşu, onların memleket insanı duygusu eğer yapışmamışsa burada yaşayanların üzerinden sapır sapır dökülür. Yapışmaz tutturamazsınız. Ne kadar anlatırsanız anlatın onlar çiğ süt emmiş, ihanet ve hıyanetçilerdir.
Çalmadan, çırpmadan, tarttığın, ölçtüğün malın değerini ‘Kefe’de oyun yapmadan hakkınla kasana koyuyorsan sen bu şehrin adamısın. Zaten bu şehir de yatırım yapmak gönlü bol insanları başarabileceği bir inşaattır. Bunları yapabilmek yürek ister, adamlık ister, cesaret ister .
Cesareti alangirli, dalingirli işlerin arkasında aramaya çalışanlar, güneşin aydınlık yüzü ve memleket sevdalıların Tokadı ile hak ettiği cevabı er geç alıyor. Bu şehrin erdemli insanları, gerçek memleket sevdalıları üç beş zihniyeti bozuklara teslim edecek kadar da ‘Meydanı’ boş bırakmamıştır. Bir öksürse karşı adalar, tepeler yıkılır gelir.
Sanatıyla, şiiriyle, bu şehrin kalkınmasında emeği geçmiş yürekli medarı iftarı Belediye Başkanı, bakan, iş adamı, esnafıyla Antalya dün olduğu gibi bugünde milyonlarca turisti ağırlayacak, sahip olduğu değerlere ve değer yargılarına sahip çıkarak nice uzun yıllar adından söz ettirmeye devam edecektir.
Burası Antalya iyi insanların şehri !..