MHP’nin 50 yıllık Türk siyasetinde ki kavgası ve mücadelesi zaman içerisinde bir takım değişikliğe ve orijinal duruşunu bugün tam gösteremese de yine de savunulan ve üzerinde kavgası verilen konu aynıdır. Vatan-Millet-Bayrak-Toprak ve inandığımız değerler üzerinde ki sağ duyunun tezahürü. Ülke yönetiminde tek başına iktidar olma konusu yarım asırdır devam ediyor. Bunun en önemli nedeni ülkenin varlığı, var olması konusunda ki hassasiyetin üst seviyede hissedilerek siyasette yer almasıdır.
Yerel ve genel seçimlerde aldığı oy oranında bir basamak üste, bir basamak altta. Mevcut çizgide bulunma oy oranından fazla uzaklaşması söz konusu olmamıştır. Oradadır ve hep orda siyaset yapmaktadır.
Bunun çoğaltılması ve arttırılması yerel ve genel merkez yöneticilerindeki bakış açısının evrenselleşmesi, daha geniş kitlelere ulaşılabilmesi için yapılması gerekenlerin kabukların kırılması, değişimin yaşanması gerektiği yönünde tezahür etmiştir. Bu dalgalanma sonucunda ülkü ocakları başta olmak üzere MHP teşkilat kadrolarında her görüşün ve her düşünceye kapılar açılmış, bu fotoğraf önce bayan üyelerde değişimin yaşanmasına ardından, gençlikte, ardından il teşkilatına kadar uzanmıştır.
Her saç rengi, her bıyık şekli, her bir giyim kuşam ve en önemlisi burası farklı her düşünceye sahip MHP gönüllüleri partinin kapısından içeri girmiştir. Bu farklı düşüncelere sahip, aykırı duruşu olanlara dahi yer gösterilmiştir partide. Onlardan birisi de Reşat Oktay…
Örnek aldığım bir siyasetçiydi. Zeki ağabey, il yönetiminde ki diğer üyeler eski başkanlar hepsi hepsi de çok değerli ve bir o kadar sevdiğim ve değer verdiğim insanlardır.
Reşat Oktay’ın bu farklı yapılardan kopup yer bulduğu MHP kadrolarında aslında çok önemli bir misyon başlatmıştı. Kapıların açık kalmasını sağlayacak bir duruş göstermişti MHP de bulunmasıyla. Ona inananlar kendisini meclis üyeliğine taşıdı. (Her ne kadar da CHP li gibi hareket etmişsede) yine de katlanmıştır parti onun bu davranışlarına.
Yapılması gereken en son hareketi yaptı. Kendine güvenenleri, kendini kabul ettirdiği konuda ki tüm düşünceleri adeta çiğnedi. Reşat Oktay CHP’ye geçti. Yani Özüne mi döndü? Sanmam bu dakikadan itibaren Reşat Oktay’ın MHP kadrolarından çıkıp da CHP de yer alışının, “Ben bu çorbayı sevmedim içmiyorum” demeye benzer. Ancak Reşat Oktay bu güne kadar o sofrada bu çorbayı tabak tabak kaşıklamıştır.
MHP ağabeyleri, MHP’nin üst ve tabanda ki değerleri sözünü ettiğimiz o taaaa ilk günlerde ki duruşu sergilenmesinin partiye yanlış olduğunu hatırlatıp evrenselleşmek ve açılmak gerek dediğimiz konuda artık ‘Tavizkar olabilir mi?...
Sol cenah’ın MHP duygusunda olanlar kapıya geldiklerinde kapılar yüzlerine kapanır mı?
Valla bu soruya ben iyi bir cevap veririm de inanıyorum ki bu yazıyı okuyan her bir MHP linin aynı cevabı veriyordur.
Ee Reşat Oktay işte bu senin başarın. Kapanırsa o kapılar renklere ve her türlü giyim ve düşüncenin insanına MHP de bakışlar hep değişik olacaktır. Hep farklı bakılacaktır ve güvenmeyeceklerdir. Yazık!... Oysa bugünlere gelebilmek için MHP kadrolarında ki tüm kademeler büyük bir kucaklaşma yaşamıştı. Reşat Oktay kötü bir öncü, kötü bir örnek oldu Antalya’da bu mozaik yapının genişlemesine ve büyümesine…