Geçmişte güzel günleri paylaşan iki insandan ‘Virgüle dönüşeni’ yaşananların ardından üçüncü şahıslarla maddi manevi yakınlaşma girince önceki paylaştığı Candaşı ve sırdaşını bir çırpıda diğerine satış yapması günümüzün hastalığı olmuş durumda maalesef. Özellikle mesleğimizin her geçen gün yozlaştıran ve kirleten anlayışı kimilerince ‘Yaşam Tarzı’ haline getirmeyi marifet ve hatta daha da ileri giderek bunu rutin davranış olarak sergilemeyi yeni bir bakış açısı olarak ortaya koyuyor.
Sade olmak… Yani olduğun gibi görünebilmek konusu iki insan arasında paylaştıklarının bir tezahürüdür. Sonrasında ne olursa olsun, ne yaşanmışsa geçmişte orada kalmalı ve SANDUKALARA konulup kilitlenmelidir.
Maalesef öyle olmuyor. Eskiye dair ne yaşanmışsa, ne sadelik ve paylaşım ortaya konulmuşsa hepsi de üç kuruşa satılabiliyor.
“Satana da, bunu yazıp tutana da yazıklar olsun!”…
Ee durum böyle olunca da yıllarını bu işe adayıp 1 gram haram lokmayı boğazından geçirmeden gecesini gündüzüne bulunduğu şehrin kalkınması ve modernleşmesi için çabalayanlar ağzı açık gelişmeleri izliyor.
Ağzı açık kalıyor. Çünkü yapılması mümkün olmayan davranışlar dönüyor başın üzerinde. Yapılanlar ve sandukların kilitleri kırılıp inatla yaşanmışlıkları anlatarak bunu marifet sayanlar yasanın önünde ve bu mesleği alnının teriyle yapanların vicdan hapishanelerinde cezalarını çekiyor ve çekmeye de gebedirler.
İftira, yalan ve buna ihaneti de ekleyerek birilerinin yularına takılıp gidenler ve gazeteciliğin tüm etik değer ve dengelerini hiçe sayarak paraya, üç kuruşluk menfaate kendini hatta ruhunu bile teslim edenler gün geldiğinde içinde bulunduğu durumu anlatacak ne kelime bulabilir, ne de kendisini o çukurdan kurtaran çekip alacak uzanan bir el görebilir .
Bu anlayış gazetecilik mesleğinin tüm etik ve değerlerini iyi bilenlerin yapmaması gereken bir duruş olmalıdır. Ve bugün maalesef güvenilir ve sağ duyu sahibi sektör çalışanları olarak adlandırılırken az önce sözünü ettiğim çirkinlikleri yapanlar yüzünden iki kişinin sohbetine ortak edilemez duruma getirilmiş durumdayız. Bu duruma getirenlere, dedikodu yaparak iş yaptığını düşünenlere, ihanet edip paylaşılan sözler ve kelimelerle tehditkâr hareket edenlere ve bundan çıkar sağlayanlara bin kere tüüü yazıklar olsun. Yazıklar olsun…