Döşemealtı Belediyesi’nce düzenlenen Nar Festivali’nin öteki yüzü içler acısı. Günler öncesinden saha için yapılan hazırlıklar, zurnacılar, davulcular, cazgırlar hatta kimin nereye oturacağı bile ayarlandı. Gün geldi güreş festivali tamamlandı. Ata Sporumuz dediğimiz, Yiğitlerin Otağı ve Meydanı Dediğimiz ve mertçe müsabakaların yapıldığı dediğimiz bu meydan da Yiğitlere büyük bir ayıp yapıldığı görülmektedir.
Geleneklerin devamlılığına katılıyorum. Sonuna kadar da yanındayım. Ancak böylesine modernize olmuş bir yerel yönetim hizmet masaları ilkel yollarla iki kazan, bir hortum ile “yıkan yıkanabildiğin kadar” anlayışıyla Gövde Gösterisi yapmaya çalışmak, tribünlere el sallamak yakışı kalmamıştır.
İşte rezil ve kepaze bir durum. Şehrin Orta yerinde don, atlet, belde havlu, yiğitler toplanmışlar ısınmış kazanın başına su dökünebilmek, temizlenebilmek için uğraş veriyor. Ata Sporunu yaşatmaya çalışan bu yiğit insanlara hak mı yapılanlar?
Nasıl olsa bizim bu çocuklar. Ne verirsen yer, içer, hatta susar. Evet onlar susar. Onlar “Milletin Efendisi” dediğimiz Atamızın ifadesi çocuklar.
Ancak hak ettiği ise iki kazan başında saatlerce sıra beklemek değildir. Mimar Turgay Genç’in inanıyorum ki gelecek yıllarda yapılacak olan Nar Festivali Güreş Festivallerin de bu ayıbı ve rezilliği kapatacak, daha modern banyolar, ve Baş’a güreşen Yiğit Pehlivanlar olmak üzere tüm kategoride bu rezilliği çeken sporculara hizmet verecek banyolar inşa etmesi kaçınılmazdır. Mimar’sa çizimi de yapar, bu ayıbı da örter. Ama aynı anlayış devam ederse inanıyorum ki yaşanan bu ayıplı temizlik manzarası sonrası pehlivanların önce, başkan Turgay Genç’e
-Banyolar Modernize edildi mi başkan” diye sesleneceğini şimdiden duyar gibiyim.
Yiğit Pehlivanlara yapılan bu umursamaz ve önemsenmez davranış, çağdaş ve modern anlayışta geleceği yakalamaya çalıştığını söyleyen ve kültürden sanata, yollardan Spor’a sonsuz hizmet vereceğim diyen Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç’e hiç mi hiç yakışmadı.
Turgay Genç yağlanıp güreş tutsaydı. Müsabaka sonrası yıkanmak için kazanların başına gidip dakikalarca bekleseydi. Ne hisseder di acaba? Benim dilim varmıyor mırıldanmaya ama sanırım iyi şeyler mırıldanılmayacaktı. İşte Yiğit Pehlivanların hissettikleri ve Yiğit Pehlivanların Döşemealtı’nda ki Nar Festival Güreşlerinde içine düştüğü perişan durum. Bu da Turgay Genç’in pehlivanlara ve Ata Sporuna verdiği önem, gösterdiği ucuz ilgi ve alaka…