Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesinin Dekan Bilal Arık’ın kaptanlığında sürdürülen çalışmaları yakından takip etmekteyim. Her yeni bir yıl farklı projeler, her yeni bir yıl rekabetin içinde bulunulması cesareti, her yeni bir yıl başarılı haberciliğin yol alış rotası ve her yeni bir yıl da Antalya’nın basın sektörünün gücüne güç katmaya hazırlanan fakülte öğrencilerinin temposunu memnuniyetle izleniyor. Bu gelişmeleri ve süreçlerin geçilen yollarında elde edilen başarılar ve alınan ödüllere de en çok sevinen bir gazeteciyim.
Bugünün gençleri ve bu fakülteyi tercih eden öğrencilerimizin ne kadar şanslı olduklarını belirtmek isterim. Şöyle bir söz vardır
-İyi Askerlik yoktur, İyi Komutan vardır
Komutan iyise canını bile verir insan. Türk Ordusunda işte şehitler mertebesine çıkılmasının yegane nedeni de budur. Türk Ordusunda evlat diyerek alınlardan öpüp cenke yürüyen komutanlar nedeniyle ölümüne askerlik bizde bitmez ve bitmeyecek duygudur.
Akdeniz Üniversitesin de İletişim Fakültesi Dekanı sayın Bilal Arık’ın iyi bir komutanlık yaptığı fakülte de 30 yarışma da 70 ödül ile dönülmesi de buna benzer. Fakülte öğrencileri düzenlenen yarışmalarda elde ettikleri başarı da tıpkı asker komutanlarının askerlerini alınlarından öpmesi ve savaşa durmasına benzer. Böylesine güzel bir bağ ve komutan ile yürüyen Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi elde ettikleri başarılar ve aldıkları ödüller ile yarına dair neler yapabileceklerinin de bir tezahürünü sergilemişlerdir. Ancak şu bir gerçektir ki, dışarıda hayat başka, okul başka. Ama yapılanlar ve hazırlıklar on numara.
Ödül takdim gününde iletişim fakültesi öğrencileri bağlı bulundukları bölümlerde kendilerinin ilgi alanında ki tüm detay ile salon da hazır bulundu. Kameralar, çekim ekibi, canlı yayın ekibi, foto muhabirler, ATÖLYE dergisinin yayın ekibi… Tam bir ekip işi. Kusursuz bir yayın ve tanıtım çalışması. Öyle ki ödül töreni için hazırlanan broşür daha protokol yerini terk etmeden kürsü de yaptığı konuşmanın fotoğrafları ellerine tutuşturuldu, davetlilere dağıtıldı. A. Ü iletişim fakültesi öğrencileri dışarıda ki hayata geçiş öncesinde her şeyi görüyor, her detayı biliyor ve algılıyorken bu öğrencilerimizin sonradan karşılaşabileceklerine ise benim vicdanım el vermiyor.
Nasıl ki erkek hemşire uygulaması ile istihdam alanları yaratılmışsa iletişim fakültelerinden mezun olan yayıncılığın tüm bölümlerini sindirerek okumuş dört yılını bu fakülteye vermiş olan öğrencilerin de okullarından mezun olduktan sonra işleri hazır olması en çok istediğim arzudur. Umarım günün birinde böyle bir uygulama mümkün olabilir. 24 yıldır meslek yaşantım da onca hükümet politikaları ve uygulamaları gördüm fakat gazeteciliğin ve gazetecilikle ilgili işin bu bölümüyle ilgili bir değişime ve yeniliğe rastlamadım. Allah bu yetenekli çocuklarımıza okul hayatları sonrası kalemine kuvvet, sınavlarda zihin açıklığı versin. Fakülte öğrencilerimizin ve elbette ki dekan Bilal Arık ile tüm eğitimci kadromuzu bir kez daha tebrik ederim. Ne güzel ne güzel…