Eğer zihniyetin hesaplaşma, karşı atağa geçip tarzını önceki söylemlerinden farklı olarak gerçekleştirmek olursa bu çimentonun harcı maalesef çatı da tutmaz. Ee işte bu böyle yapıldığı sürece ne yerelde ne de genel seçimlerde istediğin sonuç çıkmıyor. Tüm muhalefet partilerinde bu sonuç böyle maalesef.
Karşı taaruz açıklamalar, ‘Ben göreve gelirsem bak neler olacak” türünden hesaplaşmalar içine girildiğinde bu çok kolay denklemin sonucu maalesef doğru çıkmıyor. Antalya’nın son 5 yılında şehrin belediyesinde başkanlık yapmış zihniyetin yaptığı işte tam da bu olmuştur. Tam 5 yıl hesaplaşma ile uğraşmış neredeyse uykusunda bu hesap kitap ile yatıp kalkarak süresini doldurmuştur. El insaf ! Bu şehir gözünün içine baktı yıllarca bir hizmet, bir proje, başlanmış bir takım tesisler ve atılmış adımlar, temeller var bunlara bir harç, bir çimento ekle diye.
Ancak yok… Hesaplaşma da hesaplaşma ! Bu anlayışta ve zihniyette ki hiçbir muhalefet partisi zaten Türkiye’nin büyük bölümünde istediğini alamamış, onca meydanlarda gırtlak patlamalarının karşılığını görememiştir. Böyle giderse de görecekleri de yok zaten.
Bu millet Taa ki 2001’de yaşanan kaos sonrasında amacının, beklentisinin ve ülke insanı olarak kendisine sunulmasını istediği yönünde kararını vererek AK Parti’yi iktidar yapmıştır. Son 13 yıl da AK Parti bu beklentileri vatandaşın talep ettikleri doğrultusunda yıllarca neyi beklemiş, ne gerçekleşmemişse büyük çoğunluğunu gururla sunmuş ve vatandaşın hizmetine kazandırmıştır.
Bu durumun sağını, solunu, ortasını, yanını konuşmakla zaman kaybetmenin yanında AK Parti’nin vatandaşın beklentilerini karşıladığı ve vatandaşı memnun ettiği hizmetlere ve yatırımlara bakmak lazım. Özellikle Antalya da çürümeye terk edilmiş önceki dönem yerel yönetim masalarının bıraktığı hiçbir proje tamamlanmamış elde edilen kazanç ve yatırımlar da “Vur Davula, Çal Zurnayı” ayarında vatandaşın eğlendirilerek uyutulmak istenmiştir. Ancak vatandaş zaten bu filmi daha önce görmüştü ve tekrar görmemek ve yaşamamak için memleket insanından yana kararını kullandı. Kötü mü oldu? Sanmam… Fatma Ninesinden, Ayşe Teyzesine kadar herkes büyük memnuniyet için de eller sema da dualar etmektedir. Yol, su, yaşam alanlarının genişletilmesi ve vatandaşın beklentilerinin yerine getirilmesi. İşte tercih böyle oluyor. İşte iktidar böyle olunuyor. Hesapsız, kitapsız, şartsız ve gerçekçi olarak hizmet anlayışı muhalefetin bir adım önünde bulunmasını sağlıyor. Allah aşkına bugün Antalya’ınn 5 yıl önce yapılması gereken yolların 4 ay gibi kısa bir sürede tamamlanmış olmasına ne diyebilir ? Yayla yolları, dev projeler, her gün yenilenen hizmetler, Türkiye de örnek alınan projeler… Antalya sırtını bugün Büyükşehir Belediyesine yaslamıştır. Şehir güvendedir, memlekete hizmet gelmektedir, 2001 yılından önceki Türkiye yi ve yerel yönetimleri görmek istenmemektedir. Yani bura da zihniyet önemli.
Sen çek kılıcı, bin atın üzerine yürü küheylan de, sonra da küheylana olmadık vaatler ver, saman yedirecem, ot yedirecem, zenginleştirilmiş arpa verecem, de yolun sonunda da küheylan suyu zor bulduğuna dua eder. Hizmeti düşünenin siyaseti olmaz. Bugün Antalya’da yerel yönetimlerin çoğunda bu hakimdir. Büyükşehir Belediyesinde de bu böyledir. Böyle bir hizmet anlayışı ile yola çıkılmasının sonucu da yine aynı olur. Her şeyden önce memleket gelir. Ancak son 5 yıl da Antalya’yı yani bu güzelim memleketi düşünen olmadığı gayet iyi bilinmektedir. Neden düşünülmemiştir? Çünkü siyaset yapılmış, Ağustos Böceği ve Karınca’nın hikayesi yeniden yazılmıştır. Bugün Büyükşehir Belediyesi çalışıyor Antalya hizmetlerden faydalanıyor. İş Bilenin Kılıç Kuşananın… Memleket insanı olmanın erdemliği ve sağ duyusu böyle bir şeydir. Bu şehri de zaten memleket insanından başkası ne düşünür ne de sahip çıkar.