HEDEFE GİDEN YOLDA
Yayınlanma :
15.01.2022 00:01
Güncelleme
: 15.01.2022 00:01
Şimdi nereden geldik kurbağalara diyeceksiniz. Kış zamanı kenar köşede donan canlar, bahar gelince üstündeki ağır soğukluğu atıp canlanmaya başlar.
Ne bahardayız ne de yazda ama bir tevafuk gibi geldi ardı sıra yaşadığım tecrübelere denk düşen yaşama dairnotlarım.
Radyo söyleşilerini dinlemeyi, dergi, kitap, gazete köşelerindeki hayata dair ufak hatırlatmaları gözden kaçırmamaya çalışırım. Tam olarak ne zaman not aldığımı hatırlamıyorum ama ufak bir hikâyeye yine büyük anlamlar saklamış olan bu kıssa, bana pek bir huzur verdi.
Kim bilir, belki size de iyi gelir.
***
Her sene baharı karşılamak üzere silkelenen kurbağalar, çok yüksek bir tepeyi hedef edinir ve oraya zıplamaya çalışırmış. Zaman içinde bir yarışa dönen bu eğlencelerini tekrar edecekleri vakit, yine yüksek bir tepenin etrafına toplanmışlar. Kendine güvenen cevvaller sırayla zıplamaya, hedefe yetişmeye çalışıyorlarmış. Senelerdir hedefe ulaşamayan ana-babalarının çaresizliğini aşmak isteyen sevimli zıp zıplar etrafta daha önceki denemeleri hüsranla sonuçlananların, “Yapamazsın, boşa uğraşma, senin zıpladığın yere benim dedem de zıpladı, zavallı kurbağacıklar, hiçbiriniz de başarılı olamayacaksınız” tezahüratlarıyla yarışa devam etmişler. Büyük bir hayal kırıklığı ve ümitsizlikle kurbağalar teker teker yarışı yarıda bırakıp, zıplamaktan vazgeçmişler.
Yine kimsenin kazanamadığı yarışta, sadece küçük bir kurbağa yarışa devam etmiş, her defasında başa dönüp tekrarzıplamış.
İki, üç, beş on ... Derken; “Yeter artık uğraşma çocuk, olmayacak, senin ailenden daha yarısına gelen olmadı evlat”, diyenlerin sesi yükseldikçe yükselmiş.
Ve on birinci zıplama…
Koca bir sessizlik!
Yıllardan sonra bir küçük kurbağa o tepeye ulaşmış!
Tabi hayretler içinde kalanlar, “Nasıl oldu, nasıl yaptın, sen diğerlerinden de küçüksün” gibi sorularardı arkasına sıralanmış.
Küçük kurbağadan ses yok.
“Harikasın! Neden diğerleri vazgeçtiğinde sen de vazgeçmedin, nasıl inandın başaracağına?”
Yine ses yok.
Anlamışlar ki küçük kurbağa sağır!
***
Sağırlık zor tabi ama kimi zaman bir küçük kurbağanın başarısını örnek almak için kulakları kapamak, kimi zaman etrafımızda olan bitenlere, enerjimizi, başarımızı, inancımızı ciddiye almayanlara, ‘yapamazsıncılara’ , kendi vazgeçişlerini omzumuza değersiz cümlelerle yükleyenlere karşı sağır olmakta yarar var.
Peki, “Bunların nasıl ayırdına varacağız, neye kulak vereceğiz, nasıl duyacağız?” diye sorarsanız da, “Kendi iç sesimizekulak vereceğiz, yüreğimizle dinleyeceğiz”, diyeceğim.
Eğer iyi duyabilirsek, iç sesimiz bize zamanında yol gösterecektir.
Çünkü her şeyin bir zamanı var. Zaman, belli bir mevsimi olmayan, kategorisi tanımlanmamış, katılımcısı belli olmayan büyük bir yarış. Bu yarışta kendi inancımızı, kendi gücümüzü keşfetmenin zamanını kaçırmayalım. Fırsatları, fırsatçıların eline teslim etmeyelim.
Kim ne yapmışlardan çok, ‘ben’ ne yapabilirime odaklanalım.
Vazgeçmek kaybetmektir. Mücadele ise her şey.
Vazgeçmeyelim…
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: