AŞK
Sevcan BAYKAL

Sevcan BAYKAL

AŞK

09 Ekim 2017 - 09:56

Ben Antalya’ya  aşığım. 

İstanbul’da yaşadıktan sonra bu şehirde yaşamak bir ayrıcalık.

Bunun kıymetini anlamak için önce İstanbul gibi bir şehirde yaşamak gerekiyor sanırım.

İstanbul’da gününüzün en az 3 saati tafikte geçer.

Yalnız kalamazsınız, çünkü çok kalabalıktır.

Betonlaşma ruhunuzu karartır.

Yaşam çok pahalıdır.

Hava kirliliği çoktur.

Şuç oranı yüksektir.

İnsan ilişkileri zayıftır. Hatta hiç yoktur. 

Toplu taşıma araçlarını kullanmak işkencedir.

Kirada oturuyorsanız vayy halinize.

Doğa’ya hasret yaşarsınız.

Kültürel aktivitelerden yararlanmak her İstanbul’da yaşayan için geçerli değildir. 

Güneşin doğuşunu, yıldızların parıltısını, ay mehtabını ve denizi seyretmek hayaldir. 

Kışı ayrı dert, yazı ayrı dert.

 

Antalya’nın bir ucundan, diğer ucuna otobüs ile ulaşım 1 bilemedin 2 saat mesafede.

Denize ulaşım kolay. 

Antalya’nın havası da bir başkadır. Dün sabah uyandığımda kurşuni bir renkle hava yaklaşan  fırtınayı haber veriyordu. Denizin kabarmasını 7. Katta deniz kenarında olan evimin penceresinden izlemek dehşet zevk veren bir olay. Ardından bastıran yağmur. 

Ilık havada balkona çıkıp, yağan yağmuru izlemenin zevki ise bambaşka. Az sonra o kurşuni bulutların ikiye ayrılmasını ve sahneye çıkan bir opera divası gibi güneşin açmasını kendisini göstermesini, sahne almasını izliyorsunuz. Tüm pisliklerinden arınmış sokaklarındaki yağmur çiselerinin damla damla yerlere dökülmesini izlemek için ne şair olmak, ne de büyük bir düşünür olmak gerekiyor. 

Oturup bulunduğun kentten, ortamdan, durumdan zevk almasını bilmek yeterli. 

Diva güneşimiz sahnesini yine koyu yağmur bulutlarına bıraktığında ise yine güneşin gölge oyunlarını silen pastel bir güzellik karşımdaydı. 

Sonsuzluk içimi doldururken, bu kentte aşık olduğumu bir kez daha anladım. 

Şimdi torunum olacak ve ben bu kenti bırakıp canımdan can çıkan torunuma gitmeyi bile düşünür hale gelmişim. Sizin anlayacağınız bu kent sizi öyle bir kendisine bağlıyor ki, canınızdan canı görmeye bile giderken iki kere düşündürüyor. 

Bu yazı 62 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar