En genç dostum
Sevcan BAYKAL

Sevcan BAYKAL

En genç dostum

10 Şubat 2018 - 12:46

Değerli okuyucularım, geçtiğimiz hafta size en eski ve en sağlam dostumdan bahsetmiştim. Bu sefer En yeni ve en genç dostumdan bahsetmek istiyorum.

İsmi Oktay Şenol. İleri Gazetesinde çalışırken, önce Yazı İşleri Müdürü olarak Teslime Tosun geldi. Ardından muhabir arayışına girdik. Sağolsun Teslime kardeşim biraz insan sarrafıdır. Bizimle uyumlu çalışabilecek onlarca aday arasından seçti Oktay Şenol’u. Gerçekten Oktay, tahmin ettiğimiz gibi birisi çıktı ve ilk ayın sonunda sanki yıllardır beraber çalışıyormuşuz gibi birbirimize kaynaşmıştık.

Bir oğlum var benim, sonraki süreçte Oktay’da ikinci oğlum gibi oldu. Oktay’ın gazeteciliğin ötesinde bambaşka bir dünyası olduğunu keşfettim. Stendap yapıyordu. İnsanları güldürmek onun hobileri arasındaydı. İç dünyası naif, insan kıymeti bilen, yaşına göre fazlasıyla ağırbaşlı, terbiyeli, nezaketli, ince düşünceli ve en önemlisi dürüst bir gençti.

Yukarda saydığım meziyetlerin hiç birisinin olmadığı insanlar bile yaşamımızın içinden geçip gidiyor. Ama Oktay öyle değildi. İşe ara verdiğimiz zamanlarda, kapımızın önünde yaptığımız sohbetlerin doyumsuzluğunu sizlere anlatamam. Birisi hayata yeni başlayan, hayallerinin peşinden gitmek isteyen gencecik bir adam ile orta yaşına adım atmış bir kadının dostluğudur anlattığım. Evladımdan ayırt edemeyeceğim bu genç adamdan çok şey öğrendim ben.

Karşılıklı içtiğimiz Türk kahveleri eşliğinde yaptığımız esprilerin havada uçuştuğu, bol kahkahalı sohbetlerimizde ben genç jenerasyonunun konuşma jargonunu, o ise orta yaş insanların olaylara yaklaşım dillerini öğreniyordu. Yeni doğan torunumun fotoğrafları üzerine yaptığı ince ve tam yerinde yaptığı espriler beni kahkahalara boğuyordu. Oktay ile hiç gülmediğim kadar çok gülüyordum.

Bazı insanlar vardır hani, hiç konuşmasanız da karşılıkla bakışlardan anlaşırsınız. Ses tonundaki bir tınıdan ne söylemek istediğinizi aynı frekanstaki karşınızda olan kişi anlar. İşte biz Oktay ile aynı frekansta buluşmuştuk. Ben onun sabah geldiğinde sıkıntısını, mutluluğunu, o da benim o günkü ruh halimi bilir olmuştu.

Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi birlikte çalışmamızın da bir sonu vardı. Oktay hayallerinin peşinden gitmek istiyordu. Türkiye’nin en çok dinlenen radyolarından birisi olan Best FM’den teklif gelmişti. İçim burkuldu. Dostumu, her gün acımı, sevincimi paylaştığım genç arkadaşımı kaybedeceğimin hüznü kapladı içimi. Ama onun için çok sevindim. Mutlu oldum.

Giderken içtiğimiz Türk kahvelerinin hatırına, veda anısı olarak bana tek kişilik bir kahve takımı almış. Bu kadar ince düşünceli işte benim genç arkadaşım.

Her gece yatmadan önce oğlum, torunum, gelinim ve yakınlarım için ettiğim dualarıma Oktay’da eklendi artık. Başarılı olacağını biliyorum sevgili genç dostum. Ama bizim dostluğumuz hep sürecek. Nerede ve nasıl yaşıyorsak yaşayalım.

Canınızı sevin!

Bu yazı 310 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar