Hayvanı sevelim derken, insanı unutuyoruz
Reklam
Sevcan BAYKAL

Sevcan BAYKAL

Hayvanı sevelim derken, insanı unutuyoruz

14 Temmuz 2018 - 11:34

Benim büyüdüğüm Gönen’de her türlü hayvan vardı. Özellikle keçiler, koyunlar, kedi, köpek, tavuk, inek, at gibi şimdi aklıma gelmeyen bir çok hayvanlarla bir arada büyüdük. Onların birer canlı olduğunu, hepsinin ruhu olduğunu, ailemizden, komşularımızdan hayvanlara karşı merhameti öğrendik.

Gönen’de komşularımızda, evimizin önünde kediler fare avlar, olmadı onlara evin artan yemekleri verilirdi. Köpeklere ise asla çiğ et veya tavuk verilmezdi. Çiğ et veya tavuk yemeye alışmasın, çocukları ısırabilir, tavukları yiyebilir diye. Hazır mama bilinmez, onlarda verilmezdi.

Hayvanlara kötü davranan olmazdı, olanı da zaten köylüler ayıplardı.

Her gün gazetelerde okuyoruz. Bazı ruh hastası adamlar, köpeklere musallat oluyorlar. Bazıları hayvanlara eziyet ediyor. Zavallı kedileri öldürüyorlar. Ki ben bu haberleri içim kaldırmadığı için okuyamıyorum bile. Eskisi gibi kentlerimizde, meydanlarımızda buz gibi su akan çeşmelerimiz yok. Hayvancıklar için apartmanların kenarlarına hayvan severler su koyuyorlar. Bazıları kedilerin, köpeklerin gezdiği parklarda filan mama bırakıyorlar.

Maşallah Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Menderes Türel dahil, tüm yerel yöneticiler hayvanlara karşı ayrı bir hassasiyet ve ayrı bir önem gösteriyorlar.

Ancak, kendilerine Hayvan sever olarak tanıtan bazı kişiler ortalıkta adeta “ Hayvan sever terörü” estiriyorlar. Tamam hayvanlara kötü davranan, hayvanlara eziyet edenlere karşı duralım ama hayvanlardan korkan insanların yaşamlarını da çekilmez hale getirmeyelim. Hayvandan korktuğu için bir insana edilen hakaretler, saldırgan tavırlarda nereden çıktı?

İnsanlar Antalya gibi bir kentin 45-50 dereceye varan sıcağında akşama kadar çalışıyorlar. Akşam evine gidip, ayaklarını uzatarak yatmak istiyor. Veya yeni doğmuş bebeğini uyutmaya çalışan bir anne, belki de hasta yatağında yatan bir yaşlı var.

Yan komşusunun köpeği ise hiç aralıksız havlamaya başlıyor. Kapını kapatsan olmuyor, pencereni açsan olmuyor. Burada komşusunun hayvan sevme hakkını yerine getirirken, diğer komşu ise evinde uyuma hakkını yerine getiremiyor. Komşusunun “Köpeğiniz çok havlıyor. Havlamaması için köpeklere ağız maskesi takılıyor. Onlardan takabilirsiniz” denilince kıyametler kopuyor.

Adamcağızın ne hayvan düşmanlığı kalıyor, ne hayvana eziyet etmesi. Sosyal medyadan örgütlenerek öyle bir sosyal linç girişimine uğruyor. Anlatılamaz. İşte ben buna hayvan sever terörü diyorum. Hayvan sever terörü önümüzdeki günlerde daha çok gündeme gelecek gibi.

Demem o ki, hayvanı sevelim derken, insanı unutuyoruz arada

Canınızı sevin!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar