Antbirlik benim yaşamımda çok önemli bir yere sahiptir. Benim ailem pamuk çitçisiydi. Gözümü pamuk tarlalarında açtım. Pamuk çitçisinin yılın en az 10 ayı tarlanın içinde geçer. Çok meşakkatli bir iştir. Aylarca tarlanın içinde kalınca, içindeki onbinlerce pamuk fidesini tek tek bilirsiniz, tanırsınız.
7-8 yaşlarında filan, çapayı tutmaya gücüm yetmediği için, ilk pamukları seyrekleme dediğimiz işlemi yapmakla başladı tarladaki maceram. Sonrasında tüm çitfçilerin dilindeki Antbirlik lafını duyardım. Antbirlik bize tohum verir, gübre verir, mazot verir. Hatta destekleme için nakit para verir.
Antbirlik öyle bir kurum ki, evimizdeki sarı sabunlarını onlar imal eder, 10 kiloluk tenekeler içinde pamuk yağları, ineğimize verdiğimiz küspe hep ordan gelirdi.
Benim gibi Antalya havalisinde çiftçilik yapan herkesin ortak paydasıdır Antbirlik. Ancak son yıllarda Antbirlik’in adı yolsuzluk olayları ile anılır oldu.
Uzun yıllar boyunca Kooperatif yönetim kurulu ve başkanlığı yapmış kişilerin onlarca trilyonluk yolsuzluk iddiaları o kadar ayyukaya çıktı ki, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının kuruma kayyum atamak zorunda bırakılmasına kadar gitti iş.
Yaklaşık 6 ay boyunca Gümrük ve Ticaret Bakanlığının müfettişlerinin Antbirlik depoları, tarım marketleri, muhasebe kayıtları inceleme altına alındı. Onlarca trilyonluk açıklar tespit edildi. Yüzlerce sayfadan oluşan müfettiş raporları savcılığa intikal ettirildi.
Şimdi Antbirlik’te yeni bir dönem başlıyor.
Aynı zamanda Serik Ziraat Odası Başkanı da olan Mustafa Yavuz Antbirlik Yönetim kurulu başkanlığına atandı. Gümrük ve Ticaret bakanlığı kendi personelinden 3 memuru yönetim kurulu üyesi olarak atadı. Bu ekip, Antbirlik’in yani binlerce çiftçinin cebinden alınan paraların peşine düştü.
Antbirlik hukuk müşavirleri son günlerde gece gündüz, binlerce küçük çiftçinin paralarını geri alabilmek için mesai sarfediyorlar.
Önümüzdeki günlerde bu müfettiş dosyalarını sizlerle paylaşacağız.