Geçtiğimiz gün, Büyükşehir Belediyesinin yeni binasındaki meclis toplantısına katıldım.
Antalya’ya yakışır bir belediye binasında, harika bir meclis salonu oluşturulmuş. Dizayn, ses ve ışık düzeni çok iyi.
Biraz kendi halimde meclisi izledim. Büyükşehir Belediyesinin hazırladığı performans değerlendirmesi sırasında muhalefet partisinden CHP Konyaaltı grup sözcüsü Cansel Tuncer’in değerlendirme yapmadan önceki “Evet” diye söze başlaması üzerine espriler patladı. Ak Parti grubundan “Evet” dediniz, takılmalarına karşı hazırlıksız yakalanan Tuncer, gülümseyerek “Bizim oyumuz belli” diyerek geçiştirmeye çalışıp, hemen konuya girdi.
Meclis üyeleri performansla ilgili konuşurken, belediyenin tüm bürokratlar tayakkuz halindeydi.
Meclisin izleyici bölümü, kulis bölümü daire başkanları, müdürler ile doluydu. Birde izleyiciler, gazeteciler herkes konuşlanmıştı.
“GAZCILAR”
Malum, sigara içmek kapalı alanlarda yasak. Bu nedenle çay ocağı kenarından çıkılan açık bölümde, ki orada konuşlanan sigara tiryakisi demeyeceğim, benim gibi sigara bağımlıları o bölüme “Gazcılar ” adını vermişler.
Nerede sigara içebiliriz? Sorusuna hemen “Gazcılarda” dediler.
Gazcılar’a bir girdim. Uzun süredir göremediğim Şafak Otuzaltı, Durali Kolpak ve ALDAŞ Genel Müdürü Mesut Kocagöz koyu bir sohbetteydi. Durali başkan, 90’lı yıllarda Tıp Fakültesinde yaşadığı bir olayı araya espriler katarak anlatıyordu.
Şafak Otuzaltı, 50 kilo verdikten sonraki beni ilk anda tanıyamadı. Sonra muhabbet başladı. Önümüzdeki günlerde oğlunun düğünü varmış, davet etti. Davete icabet sünnettir. Geleceğiz inşallah.
Kendisi birazcık benim verdiğim kiloları almış. Göbeği, neredeyse gövdesinden bağımsızlığını ilan etmiş. Şafak Otuzaltı’yı çook eskiden tanıyorum. Benim hastane muhabirliği yaptığım dönemlerden bilirim, yıllardan bu yana bel fıtığı nedeniyle ağır ve şiddetli ağrılar çeker.
Aman Şafak abi, sen daha bu memlekete de bize de lazımsın.