Ben demiştim demeyi sevmem ama , daha iki gün önceki köşe yazımda Ermenek’te yaşayan 20 bin vatandaşlarımızın Başkan Ümit Uysal’a “sağlığına duacı!” olduklarını yazmıştım.
Hazine arazileri ve 2B bu ülkenin realitesidir. Ermenek Mahallesi kurulalı neredeyse 50 yıl oluyor.
En hızlı göç alma zamanı ise eski belediye başkanlarımızdan Hasan Subaşı zamanında yani 90 yılların başında olmuştur. O dönemde yamansaz bölgesi bile gecekondu önleme yasası çerçevesinde parsellere bölünerek, vatandaş tapu sahubu yapılmıştı. Ancak daha üst olan Ermenek’te ise halkın kullanımında olan araziler o bölgede tarım yapan vatandaşların kullanımındaydı.
O bölge gün geçtikçe değer kazanmaya, rant oluşmaya başlayınca tabiiki de göz dikeni çoğaldı. Daha önce kimsenin yüzüne bakmadığı bölgede bir gecekondu yapıp içinde yaşayan gariban vatandaşın huzuru son yıllarda iyice kaçtı. Tapu sorunu ağır ağır üstlerini bastırdı.
Tırnaklarıyla kazıyıp, içinden taşını, makilik çalısını temizleyerek yaptığı bahçesinde yetiştirdiği sebzeleri pazarda satarak geçimini sağlamaya çalıştı. Bazıları çocuklarını okutmak için ek işlerde bile çalıştılar. Bazı vatandaşlar ise memleketlerinden gelerek, kıyısından köşesinden yerleşmeye çalıştığı Ermenek Mahallesinde kurduğu yaşama tutunmaya çalıştı.
Sonunda tapu sorununu belediye çözmek için harekete geçti. Ancak orada, yasaların getirdiği hak sahipleri vardı. Belediye onlarla bir masaya oturup anlaşmak yerine, “Çıkarıyorum ihaleye” dediler ve insanların başlarını soktukları evlerini satışa çıkardılar. Garibanda zaten para olsaydı oraya gidip, ev yaparmıydı hiç?
Adam pazarda 1 liraya marul satıyor, arazine 600 bin lira değer biçmişler. Bu adam nasıl ödesin o parayı. Tabi, o bölgeden pis kokularda gelmiyor değil. Birileri o arazileri topluyor. Ne amacı var bilemem, ama bastırıyor parayı alıyorlar. Cebinde parası olan açık ihaleye girip arazi satın alması yasal mı, yasal. Ama arkadaşlar, birde kendinizi o gariban marul satan adamcağızın yerine koyun. Cebinizden 50 kuruş düşse, düşürdüğünüz yoldan her geçişte bulurmuyum acaba diye yere bakarak giden bir milletiz biz.
Daha ilerisini düşenelim. Bu insanlar evleri başkalarına satılınca nereye gidecekler. Devletin güvenilirliğini nasıl böyle ayak altına alabiliyorsunuz. Bu dünyanın bir öte yanı var. Bir insanın, bir ailenin değil, onlarca ailenin evini düneğini dağıtmanın öte tarafta herhalde vardır cezası. Garibanın elinde sopa yok, ama yukarda her şeyin sahibi görüyor yapılanları. Çaresiz kalan Ermenek vatandaşı da zaten ona güvenip, bedduasını duyması için O’na yakarıyor.