Bugün Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı sayın Mehmet Ali Alkan’a buradan seslenmek istiyorum.
Otogar civarında Necdet B. İsminde bir saldırgan, bindiği taksinin içinde eşini bıçakladı. Polisi aramak isteyen taksici Mehmet Altıner’i hem boğazından hem de elinden yaraladı. Ancak o kahraman taksici ölümü göze alarak yolda gördüğü bir polisin yanında durarak, hem kadını, hem çocukları hem de kendisinin canını kurtarabildiği gözü dönmüş adamın elinden.
Sayın Alkan işte bu taksiciye ödül vermeniz gerekiyor. İnsan olarak, Taksicilerin yüz akı olarak.
Taksicilerin gasp edilmesi, can güvenliği ile ilgili bu güne kadar onlarca haber yaptım. Bir taksici öldürüldüğü zaman hemen başlanır taksiciler için güvenli nasıl hale getiririz diye. Sinyal gönderme, acil yardım butonu gibi bu güne kadar bir çok yol denendi ama bu güne kadar önemli bir adım atılmadığı gibi bazı şeyler hep sözde kaldı. Buna artık bir çözüm bulunmasının zamanı geldi de geçiyor bile. Tamam ellerinde telsizleri, cep telefonları vs. var ama bu hala taksiciler için ciddi bir tehdit.
Aklıma gelmişken sayın Alkan, birde gözünüze her kestirdiğiniz yolu, köşe başını taksi bekleme yeri yapmaya çalışmaktan vazgeçin. Özellikle caddeye çıkan ara sokakların başlarına yaptığınız için çoğu yayalar ile o taksiciler muhatap oluyor. Tamam UKOME kararları ile yapıyorsunuz. Tamam taksici esnafını düşünmek lazım da, bu yollar sokaklar sadece taksici esnafı için yapılmadı ki. Bir taksi durağının 50 taksisi var diyelim Önünde de 4 araba sığabiliyor. Ama arkadaş 46 ayrı noktada, bazen bir sokakta 3-4 ayrı nokta diyebiliriz. Ne bileyim 40 ayrı sokakta bekleme durağı mı olur. Ve hepsinde 2-3 araba bekleme yeri. Bu nerden çıktı? Eskiden direklerde falan taksi zilleri vardı. Basıyorsun zile, geliyordu taksi. Ama taksiciler, “Zile basıp, başka taksiye binip gidiyorlar” diye serzenişleri varsa onu bilemem, ona ayrı çözüm gerekiyor.
Sizin sokak başlarına yaptırdığınız taksi bekleme noktalarında taksiciler yayaların geçmesine bile müsaade etmeyecek şekilde park edip, millete eziyet ediyorlar. Hele birde birisi yanlışlıkla arabasını oraya park ettiyse, sanki tapusunu aldı. Kaç kere rastladım, park eden adamı dövecek nerdeyse.
Ha taksici denilince yine aklıma geldi sayın Alkan, taksiciler arasındaki rivayete göre, ki bu rivayet bana kadar geldiyse, sizin kulağınıza haydi haydi gelmiştir. Derler ki, “Bu Şöförler odasının yöneticilerinin çok iyi yerlerdeki taksi duraklarında birden fazla durak ve taksi sahibi oldular. Ya kendi adlarına ya da yakın akrabalarının adına milyarlık duraklar aldılar” diyorlar bilginiz olsun.
Milyarlık durak deyince ben önce şaşırdım. Ya hu bir taksici atıyorum 1 milyarı kaç yılda kazanır? Diye bana güldüler. “Git bakalım bir havalimanına, Lara’da önemli alış-veriş merkezlerine veya kundu bölgesindeki taksi duraklarının fiatlarını sor” dediler. Ben bilmem, siz daha iyisini bilirsiniz.
Öylemidir gerçekten?