Bu gün sayfalarımızda okuyacaksınız kamuya ait alanların esnaf tarafından işgal edilmesiyle ilgili agresif esnafın yaptıklarını. Daha öncede yazdık ekonomik olarak darboğazda olan esnafımızın para kazanmak için çabalarına başka esnaf odaları dahil devletin her kademesinden destek olmaya çalışıyorlar. Tamam esnafın para kazanmasına bir sözümüz yok ama bazı esnafın yaptıkları da artık “El insaf kardeşim” dedirtecek cinsinden.
Bu memlekette sadece esnaf yaşamıyor ki. Esnaf ekonomik olarak kazansın derken, bazıları o kadar işi abartıyorlar ki anlatılamaz. Vatandaş için yapılan ancak esnaf işgalinden dolayı onları yollara dökecek kadar kaldırımı kapatan esnafa ne demeli. Olsa olsa “Astarını verdik, yüzümü istiyor” derler.
Bu memlekette yaşayan herkesin, her metrekare toprağında hakkı vardır. 15 m2 dükkan tutup, 150 metrekare yer işgal etmek isteyen esnafa da yani “Dur” demek lazım. Senin cebin para görecek diye, vatandaş kaldırımda yürüyemez ve yola çıkınca araba çarpıp öldüğünde ne olacak. Ben söyleyeyim. Yaya kaldırımda yürümediği için kusurlu, ona çarpan arabanın direksiyonundaki kişi tutuklu. Adı trafik canavarına çıkmış vaziyette. Ölen kişinin yakınları acı içinde, cezaevine giren sürücünün ailesi, işi gücü her şey perişan. Üstüne üstlük binlerce liralık tazminat ile karşı karşıya ama o yayayı kaldırımda değil de yolda yürümek zorunda bırakan sevgili esnafımız eli cebinde “Dün bizim işyerinin önünde bir kaza oldu” diye millete anlatırken görürüz.
Bu senaryo hiç birimize çok uzak değil arkadaşlar. Bir caddede yürümeye kalkın bakalım. Ben yürümeye başlayınca bir kilometrelik kaldırımda en az üç defa yola inmek zorunda kalıyorum. Bu gibi esnaf ile mücadele eden tüm yetkililerimize ben şahsen destek veriyorum.